✿ Kitap Eleştirisi: Cehennem- Dan Brown ✿

19.8.13

Herkese merhaba :)

Kitabı bitireli nerdeyse 4-5 gün oluyor ancak Bursa'da olduğumdan yazma fırsatım olmadı henüz. Nihayet o fırsat elime geçti...Aslında genellikle herkesin övdüğü ve çok satanlar listesinde olan kitapları ben herkes okuduktan sonra okuma fırsatı bulabiliyorum ama bu kez öyle olmadı, listelerdeyken Cehennem'i yakaladım :)

*
Dan Brown'ın kaleme aldığı orijinal ismiyle 'İnferno'-Cehennem kitabı Altın Kitaplar Yayınlarından çıkmış, 573sayfalık dolu dolu bir roman. Kitabın kapak tasarımı oldukça sade diyebilirim, yeşilimsi bir renk üzerinde ilk etapta uzun gagalı maske mi yoksa Dante mi olduğuna karar veremediğim ancak sonralarda Dante Alighieri'de karar kıldığım bir portre var. Portrenin altında kitabın isminden daha büyük ve beyaz harflerle yazarın ismi var ve  kitap ismi de altın rengi harflerle yazılmış. Açıkçası bunu çok saygısızca buldum, yani demek istediğim yazar kitabına saygısızlık etmiş. Zaten ünlü bir yazarsın sen, bir de gözümüze sokar gibi kocaman harfler ve en dikkat çekici renklerden beyazla ismini yazdırmak fikri çok itici geldi bana. :( Estetik açıdan da bence göze hoş gelmiyor.Ön kapakta muhteşem bir eserin resmi var, adını bilemediğim için Google'dan kopya çektim, Floransa'daki ünlü Santa Maria del Fiore Bazilikası'ymış:) 



Arka kapakta ise sizi beyaz bir güvercin karşılıyor, hemen altında fazlasıyla dikkat çekici bulduğumu itiraf etmeliyim- 'Cehennemin Kapıları İstanbul'a açılıyor'yazısı kırmızı harflerle işlenmiş. İstanbul'un büyük harfleri de dikkat çekiyor. Ardındaki pasaj ise anlaşılmazlığı ve merak ettiriciliğiyle benim bir kitap arkasında gördüğüm en karışık bulmaca...



*
Kitabın kapak tasarımından içeriğine geçecek olursak, bulmacalarla dolu bu roman bir de hikayenin orta kısımlarından başladığından epey karmaşık. Ünlü simgebilimcimiz Robert Langdon kendini hiç hatırlayamadığı bir biçimde Floransa'da devlet hastanesinde buluyor. Başından vurulan Robert'a müdahele eden doktorlardan birinin yardımıyla kendini vurmaya çalışan kirpi saçlı kadından ve siyah minibüs dolusu adamdan zar zor kaçıyor. Bu esnada doktor Sienna cebinde bulduğu garip nesneyi Robert'a gösteriyor. Ardından bu nesnenin ne olduğunu bulmaya çalışıyorlar. İpuçları çoğalırken Langdon'ın peşindeki adamlar da çoğalıyor ve adım adım bir takiple bulmaca çözülüyor..
*
Yukarıda da söylediğim gibi romana giriş yaparken yazar biraz daha karmaşa yaratma amacıyla hikayenin orta kısmında olan Robert'ı başa götürüp tekrar başlatıyor. Oldukça acımasız :) Bu da zaten karışık olan hikayeyi karmakarışık yapmış. Kitabı ilk başlarda uzaylı gibi okumamı buna bağlıyorum. Öncelikle kitap hakkında yorum yapan herkesin de dediği gibi ben de diyeceğim, çok ama çok bilgi vardı. Bir anda zaten büyük bir koşturmaca içinde olan Robert'ı takip etmek, bir taraftan da hikayedeki yerlerle ilgili oldukça uzun bilgiler okumak yorucu oldu. Çok fazla bilgi yüklemesi oluştuğundan bünye kaldırmadı yani. Romanda geçmişle gelecek harmanlanıyor, Langdon'ın hafızasını yitirmeden önceki olayları okuyucuya aktarılıyor, tam bir cümbüş yani. Bir Amirle konuşuyor, bir Langdon'la koşturuyor, bir Sinskey'le rüyalar aleminde yolculuğa çıkıyorsunuz. Kısaca kitap karmaşık bir kitap, her yerde okunabilecek bir kitap değildi. 
*
Bilemiyorum belki kitabın orijinal dili de böyleydi ama çevirmenlerin dili de beni biraz yordu, cümleler çok uzun ve anlaşılmazdı. Anlayabilmek için bazı yerleri ikişer defa okudum. 
*
Roman başlangıcında dediğim gibi çok belirsiz başlıyor, hele şu gümüş saçlı kadın zırvaları çok sıktı. Resmen ilk yüz sayfa Robert'ın halisünasyonları üzerinde defalarca aynı sahneyi gördük. Mide bulandırıcı! Bir de bu belirsiz başlayış bazılarını heyecanlandırıp ilerlemeye sevk etme amacıyla yapılmış olabilir ama beni çok sıktı.
*
Romanda yerli yersiz-gerekli gereksiz bir sürü tasvir vardı. Yahu kardeşim ben hayatımda Floransa'yı görmemişim sen bana içindekilerden bahsediyorsun. Bazı şeyler sadece gözünde canlandırmayla olmuyor. O kadar çok yer tasviri yaptı ki bir an dedim, Floransa'daki her binanın ki bunlara karınca yuvaları da dahil bir tarihi var ve ünlü bir mimarın elinde çıkma! Gerçekten boğdun.
*
Bazıları sever bilemiyorum ama ben sevmedim. Polisiye aksiyon filmlerini hatırlayalım, arada yer tasviri, mekan tarihiyle ilgili konuşmalar namevcuttur yani yoktur. Ancak romanlarda neden var? Bir yandan ben Brüder'le Robert'ı kovalarken Robert bu telaş içerisinde bile hala Sienna'ya binanın tarihini anlatıyor. Diğer bir örnek, Vecciho Sarayı'na giden tünellerde Medicilerden bahsediyor ve tarihi bir anlatıma giriyor. Yine San Giovanni Vaftizhanesi'nde peşindekilere rağmen açıklama yapmaya başlıyor. Gerçekten kaleminizi boşuna oynattınız Mr. Brown hiç bir şey hatırlamıyorum:) Aklımda sadece kovalamalar mevcut!
*
Neden her romanda Robert'tan daha zeki bir kadın var ki? Burada cinsiyet ayrımı yapılmasına ne gerek var? İkisi de akıllı işte, ama nedense kadınlar daha bir zeki ve becerikli oluyor. Yahu bu adam tek başına hiç bir şey yapamıyor mu? Bir de bu kadınların şöyle ortak özellikleri olmalıdır: zeki, çalışkan, kovalambaç oyunu  deneyimi olan ve güzellik konusunda mankenlere taş çıkaran.Böyle kahramanlar için başvuru adresi: Dan BROWN.
*
Dan Brown'ın şimdiye dek sadece iki romanını okudum, ikisinde de olağanüstü benzerlikler var, Da Vinci Şifresi ve Cehennem. Kimse Sofie ile Sienna'nın kardeş olabileceğini düşünmüyor mu? Bu karakterler yazarın akla kazınabilecek başka karakter bulamaması sonucu mu kardeş çıkmıştır? Sorular akıllara zarar.
*
Şu konsorsiyum'un mesleğinin ne olduğunu açık seçik anlatıp da hala ne iş yaptığını bilen yok demesine ne demeli?
*
Şu Robert bir şeyi de bilmesin ama ya:) Dante'nin Cehennemi'yle ilgili konferans verdiğini yazmış yazar, iki yıl önce. Sen zaten her şeyi bil bir de üstün zekalı bir kadınla kaç, eh herhalde kurtulursun:)
*
Yazar bu romanda da Hristiyan tarihiyle ilgili atıfta bulunuyor, birincisi, Dünya Sağlık Örgütü'nün nüfus planlamasını kontrol altında tutmaya çalıştığını ancak Vatikan'ın bunu engellediğini vurguluyor. İkincisi de pozitif bir atıf: Dante'nin Cehennem tasvirinin insanları korkutarak dine döndürdüğüyle ilgili. İkisini de yerinde ve başarılı buldum.
*
NOT: Lütfen sabırlı insanlar okusun yoksa romanın yarısını kaplayan bilgi aktarımı tamamlanamaz ve boşuna bir çaba olur!         

Kitaba puanım: 4


Takipte Kalın




hasibecengizkarakuzu@gmail.com

Herkese sevgiler, 

Hasibe ♥️

                                                       




You Might Also Like

2 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM