Film Yorumu: Tetik Nokta / Ben Dört Numara / Kimliksiz / Ejderha Dövmeli Kız

28.10.16

Merhabalar...

Haftanın son gününden ve aynı zamanda da Ekim ayının son Cumasından selamlar... Bugün sizlerle son zamanlarda izlediğim birkaç filmi ve yorumlarımı paylaşmak üzere blogumdayım. Tam da hafta sonuna yakışır bir yazı olduğunu düşünüyorum.

Soğuk günlerin evde yapılabilecek en güzel aktivitelerinden biridir bana göre film izlemek...Hatta  diyebilirim ki yabancı ya da yerli fark etmez dizi izlemekten daha bile çok severim ben film izlemeyi, zira öyle uzun uzadıya sezon sezon oturup da izleyebilecek kadar vaktim olmuyor benim, bana anında sonuç verecek kısa süreli izlemeler gerek bunu da en iyi filmler sunuyor... O nedenle sık sık film izlerim. Filmleri izlerken siz nelere dikkat edersiniz bilmiyorum ama ben öncelikle elbette türüne dikkat ediyorum, genellikle gizem - gerilim, polisiye, aksiyon, fantastik, bilim kurgu tercihim oluyor. Sonrasında filmin afişinin yanında yer alan IMDB puanına takılır gözüm, genelde beş ve altında puan alan filmleri eğer konusunu gerçekten sevmediysem tercih etmiyorum. Çünkü deneyimlerime göre gerçekten puan ederi çıkıyor filmler. Sonrasında ise elbette ki filme yapılan birkaç yorum okuyorum ve konuyu beğendiysem kötü yorumları görmezden gelip izlemeye başlıyorum. Çoğunlukla epey seçiciyimdir film konusunda, izlemesi iki saatse benim film seçmem de bir iki saat sürer :( Bu biraz vakitten çalsa da önceden neleri izleyeceğime karar verip bunları bir liste halinde tarayıcıma eklemeyi düşünüyorum :)


Çok konuştum, bugün dört güzel film yorumum var sizler için, bu filmleri elbette izlemiş olabilirsiniz, ama filmleri bilmeyenler için kısaca değineceğim. İlk filmimiz internetten yukarıdaki adımları izleyerek bulduğum ve olumsuz yorumlara rağmen izlemeyi seçtiğim bir film: Trigger Point / Tetik Nokta...

TRİGGER POİNT / TETİK NOKTA

IMDB: 4.4
Tür: Dram, Gerilim
Oyuncular: Yani Gellman, Jordan Hinson, Allie MacDonald, Dusan Dukic, Daniel Rindress- Kay
Yapım: 2015, Kanada


Her ne kadar IMDB'nin kendi sitesinde bir televizyon filmi olarak geçse de ben normal bir filmmiş gibi izledim. Bu arada Jordan Hinson'a bayıldım ^^


Filmin konusuna gelelim: Callie babasıyla birlikte yaşamakta bir yandan da okuluna devam etmektedir. Babasının ünlü bir şirket yüzünden işinden çıkarılması babasının bunalıma girmesine ve kendini alkole vermesine neden olmuştur. Callie bu durumdan hiç hoşlanmamaktadır, babası ise başvurduğu hiçbir işte kabul edilmez. Bir gün Callie okulda yaşadıkları bölgedeki tarihi bir binanın aynı şirket yüzünden yıkılacağını üniversiteki bir aktivist grubun ise buna karşı çıkacağını öğrenir. Bu durumda bu gruba katılmak onun tek amacı olmuştur. Ancak bu grubun tek amacı bu değildir...


IMDB puanı haklı çıkıyor dedim ya işte bu filmi tüm olumsuz yorumlara rağmen izlememe rağmen gerçekten haklı çıktı. İlk başlarda sıradan bir genç kızın inanılmaz sıkıcı yaşantısı ile başlayan ve onun öncesinde ise korkunç komik patlama olaylarına şahitlik ettiğimiz bir filmdi benim için. Sonrasında biraz hareketlenip gizemli bir hal almaya başladı ve izleyiciyi bir nebze filme kilitledi, sonu da biraz çabuk bitirilse de en azından başı kadar sıkıcı değildi. Değişik ve gençlere örnek olabilecek bir film aslında, boş bir zamanınızda şans verebilirsiniz elbette... Ancak IMDB puanını da göz önüne alarak fazla beklenti içerisine girmemenizi tavsiye ederim.
*
İkinci filmimiz yakın bir zamanda izlediğim I am Number Four / Ben Dört Numara filmi... Nedense böyle ismi rakamlı filmleri sanki daha bir çok mu seviyorum ne ? 

I AM NUMBER FOUR / BEN DÖRT NUMARA

IMDB: 6.1
Tür: Bilim Kurgu, Dram, Gerilim
Oyuncular: Alex Pettyfer, Teresa Palmer, Timothy Olyphant, Jake Abel, Dianna Agron
Yapım: 2011, ABD


Çok çok geri planda kalmış ve es geçilmiş bir film bence. Şimdiye kadar nasıl izlememişim hayret :(


Film için nette araştırdığımda pek çok afişle karşılaştım bu da demek oluyor ki inanılmaz özenilmiş bir film :) Her neyse, afişler şahane konusu da öyle. Bu arada bu film James Frey'in altı kitaptan oluşan bilim kurgu serisinden uyarlanmış. Bu kitapları merak etmedim dersem yalan olur gerçekten de.


Konuya gelelim: Uzaylılar... Evet onlar varlar... Ve kendi gezegenlerinde yaşarlarken işgal edilirler ve gezegenlerindeki her bir uzaylı yok edilir. Sadece dokuz genç kurtulabilir ve dünya isimli gezegende saklanırlar... Her birinin bir numarası vardır, birden dokuza kadar... Ancak onların bu işgalden kurtulduklarını bilen ve peşlerinden onları öldürmek ve ellerindeki sembolleri almak için gelenler vardır... Bir, iki ve üç numara öldürülmüştür, her ölümde diğerleri de bedenlerindeki bir sembolle haberdar olurlar. Sıra filmimizin kahramanı dört numaraya gelmiştir. Kendisini koruyan koruyucunun da öldürülmesiyle açık hedef haline gelen dört numara henüz kendi özel gücünden bile habersizdir ve öldürmek için oldukça kolay bir hedef gibi gözükmektedir...


Başroldeki bu üç güzelliği de çok beğendim özellikle Palmer çok etkileyiciydi rolünde. Bence fantastik ve bilim kurguyu bir arada barındıran oldukça da dişe dokunur bir yapımdı. Bir Twilight ya da Açlık Oyunları kadar ünlenmese de eğer devam filmi çekilirse bence bu seride iş olduğu görüşündeyim. Başarılı buldum ve devamını da istiyorum, burdan duyurulur. :)

*

Üçüncü filmimizse bir Liam Neeson hayranı olarak iki kere izlediğim ve muhtemelen de sonunu unuttukça yeniden yeniden izleyeceğim bir filmdi. 

UNKNOWN / KİMLİKSİZ

IMDB: 6.9
Tür: Gerilim, Gizem, Aksiyon
Oyuncular: Liam Neeson, Diane Kruger, January Jones, Bruno Ganz, Sebastian Koch
Yapım: 2011, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya


Bu adamın oynadığı her filmi gözü kapalı izlerim ve de çok severim artık eminim. Hiçbir filmde bu ne Neeson demedim yani, her birinde ayrı keyif aldım doğrusu. Afişini yine çok çok sevdim diyebilirim.


Filmin konusuna gelelim: Dr. Martin Harris, eşiyle birlikte Berlin'de katılacağı bir konferans için Berlin'e gelir ve valizlerden birini unuttuğunu fark edince tek başına hava alanına geri döner. Ancak yolda talihsiz bir trafik kazası geçirir ve hafızasını kaybeder. Komadan çıktığında ise karısının onu tanımadığını görür, kazada tüm belgeleri bir kanala uçmuştur. Dr. Harris bir başka kişinin kendi kimliğini çaldığını ve Dr. Martin Harris olarak tüm hayatına kariyerine ve sahip olduğu her şeye sahip çıktığını görür. Artık kimse onu tanımamakta ve onun Harris olduğuna inanmamaktadır. Kendi kimliğini ispatlama ve hayatını geri alma çabaları sonuçsuz kalır. Sıfırdan başladığında ise ilk işi kendisine bir yardımcı bulmak olur, kaza yapan sürücüsü Gina ile zorlu ve bir o kadar da bilinmez bir maceraya girişirler.


Neeson her zamanki gibi şahane işler çıkarıyor zaten Taken serisinden kendisine hayranımdır. Bence inanılmaz karizmatik bir aktör. Onun dışında yine Kruger de beklenenden daha iyi bir yardımcı rol çizmiş, çok aksiyonlu ve maceralı bir yaşam mücadelesi izlemek istiyorsanız dahası filmin tamamında şaşkınlıktan şaşkınlığa koşmak istiyorsanız film zaten benim kesin tavsiyemdir :)) Vaktiniz yoksa bile vakit ayırın ve izleyin derim :)) Her ihtimale karşı, sonuçta böyle şeyler herkesin başına gelebilir. Ayrıca şunu da ekleyeyim: Konu itibariyle çok sevdiğim Sandra Bullock'ın oynadığı 'The Net' filmiyle bir açıdan benzerlik de gösteriyor. Böyle şeyler ola ki başımıza geldiğinde neler yapabileceğimizi görmemiz açısından bence başarılı ve yol gösterici filmler. Kesin tavsiyedir, The Net de Unknown da :)

*

Vee son filmimiz, Milenyum üçlemesinin -kendisini halen okumamam büyük ayıp, biliyorum- ilk kitabı ve filmi The Girl With The Dragon Tattoo / Ejderha Dövmeli Kız olacak...

THE GİRL WİTH THE DRAGON TATTOO / EJDERHA DÖVMELİ KIZ

IMDB: 7.8
Tür: Polisiye, Gerilim
Oyuncular: Daniel Craig, Rooney Mara, Christopher Plumper
Yapım: 2012, ABD, İngiltere, İsveç, Almanya


Polisiye yazan yeriyle beni zaten kalbimden vurdu ve ne yazık ki Steig Larsson halen okumak istediğim yazarlar arasında :) Okumayı gerçekten çok istiyorum çünkü filmde biraz üstünkörü geçilen yerler mevcuttu malesef. Gerçekten izlerken büyük keyif aldım diyebilirim.


Kapak tasarımları ve kitaplar zaten inanılmaz ünlüler, ben haklarında yorum yapmayacağım çünkü bayıldım tek kelimeyle :)


Konusunu ekliyorum: Asılsız bir iddia ile suçlanan Mikael Blomkvist (Daniel Craig), adını temize çıkartmak için elinden geleni yapmaya and içer. İsveç’in zengin endüstri patronları arasında yer alan Henrik Vanger ise, çok sevdiği ve uzun zamandır kayıp olan yeğeni Harriet’ın ortadan kaybolmasının ardındaki gerçeği aydınlatması için gazeteci Blomkvist'i görevlendirir. Başı zaten dertte olan gazeteci, yeğenin ölümünden muhtemelen sorumlu olan ailenin malikanesine doğru yol alır. 

Bu sırada, Milton Güvenlik adına çalışan sıra dışı "hacker" Lisbeth Salander (Rooney Mara) da Blomkvist’in geçmişini araştırmakla görevlendirilir. Yolları kesişen ikili geçmişten bugüne uzanan bir cinayetler zincirini çözmeye çalışırken, aralarında hassas bir güven köprüsü de oluşacaktır..



Konusu efsane bence, film bu kadar dolu doluysa kitabı hiç düşünemiyorum ben, sadece mutlaka okumalıyım diyorum ancak sonunu biraz unutmak istiyorum kitabın. Filmde sevdiğim ve popüler biri olunca izlemesi daha keyifli oldu evet ama ben bu rolde Craig'i biraz durgun buldum. Sanki biraz daha fazla aktif bir rol çizebilirdi. Yine bana göre Mara ise efsane bir karakter canlandırması yapmıştı, hikayeye adını veren ana karakteri gerçekten hafızalara kazıdı diyebilirim. Aksiyonu zaman zaman bol, bir filmdi, ben iki defa izledim filmi ancak o zaman bazı şeyler yerine oturdu. Kitap ve dolayısıyla film çok önemli toplumsal noktalara parmak basıyor: Ensest ilişkiler, pedofili, çocukluk hezeyanları gibi. Sonunu filmde biraz vasat ve kolay bulsam da yine de güzel bir filmdi, sadece kitabı okumayan ve ilk defa filmi izleyen benim gibiler için filmde çok fazla detay vardı, dediğim gibi ikinci izleyişimde bazı şeyler yerine oturdu. Ancak sakin ve dingin bir kafayla mutlaka izlemenizi tavsiye edeceğim yapımlardan :)


*

Huuh, çok yoruldum doğrusu. Film yorumları kitap eleştirilerimle birlikte beni en çok yoran yazılardan oluyor, neticede dört tane filmden bahsediyorum aynı yazının içerisinde. Ancak olsun, ben seviyorum sizlerle filmler hakkındaki düşüncelerimi paylaşmayı, aynı zamanda bu benim sevdiğim ve seçtiğim filmlerin ne türlerde olduğunu da biraz biraz anlatıyordur sizlere :) Ne mutlu bana o halde :)

Buraya kadar okuduysanız eğer, gerçekten çok teşekkür ediyorum sizlere, yeni filmlerde ve yorumlarında da görüşmek üzere diyorum :) Bu arada yukarıda sevdiğim türlerden sizlere bahsettim, eğer bana önerebileceğiniz filmler varsa seve seve izlerim, yorumlarınızı bekliyorum !

Yazımı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşmayı ve blogumu sağ üst köşeden takibe almayı unutmayın :) Eğer beni sosyal medyadan da takip ederseniz yeni yazılarımdan ilk haberdar olanlardan olabilirsiniz...


Yeni yazılarda görüşürüz :))

Sevgiler...

Takipte Kalın





hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

H. ♥️

You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM