✿ Kitap Elestirisi: Histeri : Laura Lıppman ✿

22.10.16

Merhaba !

Yeni yazıdan selamlar :) Umarım keyifler yerindedir... Bugün sizlerle okuduğum bir son kitap ve onun eleştirisini daha paylaşmak istiyorum. Lafı çok uzatmadan hemen başlayalım o zaman .)

Kitabımız, Laura Lippman'ın kaleminden ve Koridor Yayınları'ndan çıkma, yaklaşık olarak 400 sayfa.


Bu kitap, benim kendi kütüphaneme ait bir kitap, uzunca bir süredir yine rafta bekleyenlerdendi, hiç unutmuyorum bu kitabı çok uygun bir fiyata Bursa'da Sönmez Çarşı'daki bir kitapçıdan almıştım. Koridor Yayınları zaten benim en favori yayınevlerimden biridir uzun zamandır o yüzden, yayınevinin ismini görünce direkt almıştım :) Ancak adını daha önce hiç duymadığım bir yazar olsa da Lıppmann beni hiç pişman etmedi.
*
Kitabın orijinal ismi, 'What The Dead Konow'. Ancak Türkçeye çevrilmiş hali, Histeri. Çok uygunsuz olduğunu düşünmüyorum, kitapla alakalı bir seçim olmuş. Ben çok sorun etmedim.
*
Ön kapağı pek sevemedim, çünkü kitabın içeriğini yansıtan görsellerden yok, aslına bakarsanız el izlerinden başka görsel yok. Ancak el izleri de kitapla çok alakasız. Arka kapağı öne göre daha bir sevdim ancak orada da biraz fazla spoi varmış gibi geldi bana. Kitabı arka kapak yazısını okumadan okusaydım muhtemelen daha farklı ve meraklı bir okumam olurdu diye düşünüyorum.


Kitabın arka kapağında da söz edildiği gibi kitap basıldığı yıl olan 2007 yılında Quill ödülünü almış ve Publishers Weekly 2007 yılının en iyi kitabı seçilmiş. Bence hak etmiş :))
*
Kitabın konusundan hemen önce isterseniz biçimsel özelliklerine bakalım: İlk sayfada kitap ve yazar ismi, ikinci sayfada editör bilgileri, üçüncü sayfada ise yine kitap, yazar ve çevirmen isimli bir sayfa ve kitabımız başlıyor. Kitap sadece birinci bölümü ayrı olmak üzere devamında kısımlara bölünmüş ancak bu kısımlarda bölüm numaraları olduğu gibi korunmuş ve devam ettirilmiş. Kitap kısımlar halinde on büyük kısımdan oluşuyor, bölümler halindeyse kırk iki bölüm olarak yazılmış. Kısımların biri geçmişi biri ise şimdiyi anlatacak şekilde tasarlanmış ve geçmiş kızların kaybolmalarından itibaren geçen sürenin birkaç kısmını kapsayacak şekilde geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Her kısım kendine özgü bir isimle adlandırılıyor, özellikle geçmişi anlatanlar. Şimdiyi anlatanlarda ise gün isimleri sıralanıyor. Kitabın sonunda çok çok sevdiğim ve yazarın düşünceliliğini ortaya koyan bir 'Yazarın Notu' kısmı yer alıyor. Burada yazar kitaptaki konuyu esinlendiği olayı ve bu olaydan neleri gerçek olarak kitabına yansıtıp neleri kurguladığını anlatıyor. Kitap sonunda ise değişik kitapların yine birer sayfalık tanıtımları mevcut.


Hadi gelelim bana göre efsane olan konuya: 1975 yılında bir Cumartesi günü on bir ve on beş yaşlarındaki Bethany soyadlı iki kız kardeş Baltimore'daki bir alışveriş merkezinde kaybolurlar. Ve onlardan bir daha haber alınamaz, ne kendileri ortaya çıkarlar ne de cesetleri. Kimse bu kızlara ne olduğunu bilmemektedir. Yıllar yıllar sonra ise bir trafik kazasında şok geçirmiş gibi görünen bir kadın Bethany kardeşlerden küçüğü olduğunu iddia etmektedir. Polise söylediği hiçbir şey onun doğru söylediğini kanıtlamaz. Peki söyledikleriyle yaşadıkları aynı mıdır? Yoksa bu kadın da yıllardır eksilmeyen paragöz dolandırıcılardan mıdır? Şimdilik sorular cevapsızdır, bulunan kadının kimliği de öyle...
*
Konu bu kadar üstünkörü anlatıldığı zaman bile bence oldukça dikkat çekici. İçine girdiğinizde ise gerçekten tahmin edilemez sonlar bekliyorsunuz bu hikayeden. Konu bence sonu itibariyle daha güzel kurgulanabilirdi çünkü sonuna kadar belki milyon tane son geliyor kafanıza :)
*
Kitapta çok az da olsa birkaç tane yazım yanlışı vardı, gözümden kaçmadı malesef :(


Kitabın dili günlük bir dildi, okurken zorlanmadım ama bu kadar gizem ve gerilim içeren bir kitabın çok daha kısa sürede bitmesini ya da en azından kendimden böyle bir başarıyı beklerdim ama nerdeeee :( Her neyse, yine de kitabın gereksiz yere birkaç yerde uzatıldığını ve sayfa sayısı kaygısı güdüldüğünü düşünmedim değil, bir türlü gelemedik sona ve son geldiğinde kendisi sadece neredeyse on sayfa yer bulabildi bu dört yüz sayfalık gizemli hikayede. Gereksiz uzatılmış bulmam haricinde başarılı bir romandı gerçekten de.
*
Kitapta aslında ortaya çıkan kızın kim olduğunu kullandığı cümleler ve üslubuyla hareketlerinden bir çırpıda çıkardım, bu her romanda olmaz bu arada, genelde benim düşündüğüm sonlar pek yer bulmaz kitaplarda. Ama bu kitapta sonu tahmin edemesem de o kadının aslında kim olduğunu ilk etapta tahmin etmiştim. Yine kitapta değişik karakterler mecuttu; Sunny ve Miriam'ı en baştan beri sevemedim. Ama Dave bu kitaptaki en ilginç ve masum karakterdi, onun için çok üzüldüm. Dünyada böyle insanlar pek kalmadı artık diyeceğim çok klasik olarak. Heather ise çok masum bir minikti, onu da çok sevdim. Kevin Infante, Nancy Porter, Kay ve Willoughby ise bence biraz yavaş olsa da iyi iş çıkardılar :))
*
Son zamanlarda okuduğum en dişe dokunur hikaye buydu diyebilirim, içi boş ve şişirilmiş polisiye, gizem ve gerilim kitaplarından biraz sıkıldım çünkü. Dolu dolu bir kitaptı kısaca.


Bu kitap içeriği bakımından bana yakınlarda okuduğum Kardeşimin Mezarı isimli kitabı hatırlattı. Orada da söz konusu olan iki kız kardeşti ancak burada bir kaybolma farkı söz konusuydu. O sanırım bir Amerikalı yazar tarafından kaleme alınmıştı bu ise bir İngiliz tarafından. Şöyle bir şey var açıkçası: Bu kitapta duygusal bir olay söz konusu olduğundan duygusal bağlama biraz fazla eğilinmişti ancak bu asla gerçekten bir acıyı, trajediyi yansıtma gibi olmamış, malum İngilizlerin soğukkanlılığı diyelim. Diğer kitapta ise bu acının daha gerçek yansıtıldığını ve geçmişteki güzel anılardan çok daha fazla bahsedildiğini düşünüyorum. Ancak totalde bakıldığında bu kitabı daha çok beğendiğimi eklemem lazım.
*
Kitapta kısım başlıkları çok dikkat çekici. Mavi Gitarlı Adam, Her Şey Olduğu Gibi gibi. Açıkçası kitabın sonuna kadar gece gündüz, sabah akşam bulabildiğim her anımda okudum ve meraktan öldüm. Bittiğinde biraz hayal kırıklığına uğradığımı eklemem lazım ve bu iki şeyden dolayı oldu. Tüm kitap boyunca bir pedofili vakasından bahsedilirmiş gibi yapılıp sonunda kitabın bambaşka ve çok daha basit bir olayla bitirilmesi ki bu beni inanılmaz hayal kırıklığına uğrattı. Sonrasında tüm hikayenin sonunun son birkaç sayfaya bırakılması da beni biraz üzdü.


Kitaptaki bir şey dikkatimi çekti: Kitaptaki hiçbir aile profili 1970'li yıllardan 2000'li yıllara kadar geniş bir zaman diliminde olmasına ve değişik jenerasyonları temsil etseler de ne yazık ki sağlıklı bir aile ya da ilişki durumunu sağlayamıyorlardı. Bu kitabı okuyan birisinin evlilikten ve ikili gönül ilişkilerinden soğumaması pek mümkün değil malesef. Miriam ve Dave'in evlilikleri kötü gidiyordu ve bitti. Tony ve Sunny'nin ilişkileri de çok kötüydü ve bitti. Irene ve Stan ve Willoughby'lerin evlilikleri ise kitaptaki nadir iyi evliliği temsil etmişlerdi. Yine Kay'in kötü evliliği boşanması, Kevın'ın iki tane başarısız evliliği de bunlara dahil. Kitapta çok fazla kaybeden vardı kısacası.
*
Yine kitapta sonuçta biyolojik olarak anne olamamasına rağmen sonradan anne olan Miriam çok kötü bir anne profili çizmiş. Hem anneyken hem de kızları kaybolduktan sonra. Sonuçta Dave de aynı durumda olmasına rağmen o hayatını kızlarına adamıştı. Miriam ise kısa sürede normal hayatına başladı ve sanki kızlar hiç olmamışlar gibi devam etti. Kitap boyunca nefret ettiğim bir annecik! oldu.


Bence keyifli vakit geçirten ve okuduğunuzda size büyük bir merak dalgasıyla birlikte gizemli bir kitap keyfi sunan bir kitap olmuş. Keyifli ve bir o kadar hüzünlü bir hikaye, üstelik gerçek yaşamda da benzer bir olaydan esinlenilmiş. Ben okurken çok meraklandım ve sürüklendim sizler de böyle zaman geçirtecek ve kafa dağıttıran bir kitap arayışındaysanız tavsiyedir efendim :) Polisiye, gizem, gerilim severler haydi kitap başına :)


Okuduğum son kitap ve ona dair yorumlarım bu şekildeydi, umarım yazımı keyifle okudunuz :) Sonrasında da kitabı okudunuz :) Yeni yazılarda görüşmek üzere !

    Yazımı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşmayı ve blogumu sağ üst köşeden takibe almayı unutmayın :) Eğer beni sosyal medyadan da takip ederseniz yeni yazılarımdan ilk haberdar olanlardan olabilirsiniz...


Yeni yazılarda görüşürüz :))

Sevgiler...

Takipte Kalın





hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

H. ♥️

You Might Also Like

2 yorum oku / yaz

  1. aslında kitabın başında sonunda olabilecekleri tahmin etmeyi pek sevmiyorum, yani edince keyfi kalmıyor. ama bu kitabın konusu oldukça sürükleyici geldi bana da yorumlarınızdan. ekitap reader'ıma indireceğim eğer bulabilirsem. sevgiler =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle okumalısınız demiyorum ama sonuna kadar akıcılığını koruyor kitap :) Benden de sevgiler...

      Sil

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM