✿ Kitap Elestirisi : Kavgam - Adolf Hitler ✿

12.3.14

Güzel bir Çarşamba günü akşamından selamlar !

Merhaba, bugün günlerden Çarşamba ve nihayet bizler haftayı yarılamış bulunuyoruz :) Güzel haber :) Bugün sizlerle nerdeyse üstüne iki kitap okuduğum ve hala blogumda paylaşamadığım bir kitabın eleştirilerini sıralayacağım...Kitap İster Misin'den yeni kitaplarım geldi ama ben hala bir önceki gelenlerden kurtulamadım :( Neyse ki bu bahsedeceğim son kitap...Aslında bir tane de çerez kitap gelmişti, belki ilerde onu da paylaşırım :) Ama şimdilik bu kitabın eleştirisinden sonra sırada daha bekleyen iki tane kendi kütüphanemden kitap var...Çok derdim var çooook :) Şaka bir yana sadece bu eleştiri yazma ödevi bile insana kitap okutturuyor, bu yüzden eleştiri yazmayı çok seviyorum :)

Dilerseniz başlayalım!
*
Bu güzide kitabımızı okumak fikri aslında ilk başlarda pek aklımda yoktu ama okuduğum birçok kitapta Nazi döneminden ve Hitler'in insafsızlıklarından bahsedilince meraklanmaya başlayarak bu adamı kendi ağzından dinlemek istedim...
*
Kitap için çeşitli kapaklar çeşitli yayınevlerince tasarlanmış ama benim okuduğum yukarıdaki tasarıma sahip olanıydı ve yaklaşık olarak 562 sayfadan oluşuyordu...
*
Kapak tasarımlarının her biri ayrı ayrı olmasına rağmen ortak noktaları da oldukça fazla : Adolf Hitler'in bir adet portresi, kanı temsil eden kırmızı renk, gamalı haç ve siyah-beyaz ikilisi. Bütün kapaklar farklı olmasına rağmen kapakların hepsinde bu temalar ortak. Siyah ve beyaz ikilisinin karşıtlığı ve düşmanlığı simgelediğini düşünüyorum, diğerleri de zaten olmazsa olmazlar...Kapak tasarımlarına aşık olmadım ama hani törenlerde derler ya: 'Günün anlam ve önemine uygun' :)
*
Kapak tasarımında benim okuduğum kitap ayrı bir güzeldi ama bana göre. Yani renk uyumu açısından. Arkasında ise yine Hitler'e ve o döneme ait istatistiki bilgiler yer alıyordu, bilgilendirme amaçlı :)
*

Kitaptan edindiğim bilgilere gelecek olursak :)

Hitler, Avusturya-Macaristan ile Almanya'nın ortalarındaki bir şehirde doğuyor. Önceleri sanata, resim ve mimariye ilgi duyuyor.Hatta belli bir süre geçimini bunlarla sağlıyor. Ardından Viyana ve Münih'te kendi başına yaşarken çeşitli siyasi görüşler ediniyor.Mevcut durumu çok iyi gözlemleyip kendince çıkarımlar yapıyor. Tüm bunları kitapta çok net biçimde görüyoruz. Ve bunları tüm milletler lehine ya da aleyhine açık sözlülükle vurguluyor. 
*
Konu Hitler'in hayatı desek yeterli olur herhalde :) Bir otobiyografi okuyorsunuz...Ancak olumlu olduğu kadar olumsuz eleştirilerim de var: Çeviren arkadaşın hatası olduğunu sanmıyorum ama üslup çok ağırdı. Yani elbette 19. yüzyılın başlarında da bizler gibi konuşmuyorlardı ama yine de cümleler anlaşılamayacak kadar uzun ve çetrefilliydi. :( Yani bu yazı diline alışmak epey zor oldu benim için, okurken sözelci olduğuma şükretmedim değil :)
*
Kitapta siyasi hayat ön planda elbette, yani Hitler'in gündelik yaşamından ya da gençlik günlerindeki aşk maceralarından eser yok. Sanki sadece siyasi birtakım görüşlerle yaşamışçasına, tüm hayatını siyasi olarak anlatıyor. Hani diğer otobiyografilerle karıştırmayalım diye söylüyorum :) Zaten google'a da yazdığınızda Kavgam için hem bir otobiyografi olduğu hem de siyasi bir manifesto olduğu yazıyor:)
*

Hitler bu romanla I. Dünya Savaşı öncesinin panoramasını çok iyi bir şekilde çiziyor. Özellikle yakından takip ettiği Avusturya Macaristan İmparatorluğu hakkında derin bilgiler ediniyorsunuz. Örneğin, ülkenin o zamanlar Alman ve Macar halktan oluştuğu ama Yahudilerin çeşitli oyunlarla bu iki milleti birbirine düşürüp, ülkedeki kaos ortamından faydalanması ve Macar halkın Slavizm politikasını yayma isteğinin sonunda ülkenin giderek Slavlaşması gibi. Ülkenin batma sürecinde Yahudi devlet adamlarının büyük rolü olduğunu düşünüyor ve bu şekilde açıklıyor. Yani ülkenin tüm gerçeklerini açığa çıkarırken-kendi gözüyle- kim suçlu, kim suçsuz açık sözlülükle sözünü sakınmadan ifade ediyor. 
*
Kitap siyasi içerikli olduğundan herkesin ilgisini çekmeyebilir ama bence her Tarih öğretmeninin sırf I. Dünya Savaşı'nı hazırlayan ortam ve fikirleri görmesi açısından okuması gerekli:) Ayrıca Siyasal Bilimler Akademisi öğrenci ve öğretmenleri için de ideal bence :)
*

Romanda dediğim gibi bir sürü bilgi ediniyorsunuz, tabi sabırlı bir biçimde okursanız ): Onlardan biri de şu : İlginçtir ki; I. Dünya Savaşı öncesi özellikle Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nda 'barış yoluyla iktisadi zafer' fikri egemendir. Ama Hitler bu durumun sade bir kandırmaca olduğunu bilir ve durumu önceden görür. Savaş kaçınılmazdır ve zorunludur. Çünkü artan nüfus çerçevesinde yapılabilecek 4 şeyden en mantıklısının savaş olduğunu düşünür.
*
Hitler, İngilizleri kurnaz bulur, ki azıcık tarih bilgisi olan herkes bilir ki Amerika'dan önce İngiltere dünya devidir. Fransızları düşman bilir ve aptal, kibirli insanlar olduklarını düşünür :) Laf aramızda Almanlarla acayip ortak noktalarımız var :p I. Dünya Savaşı'nda ve sonrasında Rusya-İngiltere karşılaşmasında arada kalmanın önemine vurgu yapar ve İngilizlerin tarafında olmayı yeğler. Ona göre I. Dünya Savaşı'nda bizim de İttifak Devletleri dediğimiz ev güvenilir olan sadece İtalya vardır. Buna bir de İngiltere'yi ekler. 
*
Hitler'in üslubu çok keskin, sizin önemsiz dediğiniz paragraf aralarında öyle bilgiler veriyor ki kaçırıldığında üzülünebilinir. O nedenle cümle ne kadar uzun olursa olsun dönüp elli defa yeniden okumak gerekse bile her cümlenin üzerinde durulmalı ve itinayla okunmalı.
*
Savaşta cephede savaşan ve gururlu bir asker olarak yurduna dönen Hitler'in kafasındaki fikirler artık kesinleşiyor ve yavaş yavaş kendi yolunu küçük bir grupla çizmeye başlıyor. Bu da güzel bir yükselişe sebep oluyor. 
*

Almanya'nın ve Avusturya'nın yanlış kararlar almasındaki o zamanın yersiz ve yetersiz medyasının etkisinin çok büyük olduğunu düşünüyor. Parlamentoyu saçma ve gereksiz buluyor. Ona göre demokrasi de saçmalığın dik alası. Ordunun yönetime el koymasından taraftar, yani askeri ve disiplinli bir yönetimi doğru buluyor.
*
Açık söylemek gerekirse bu kitabı okumayı çok istedim. Evet ama okurken az zorlanmadım değil. Kitap beş yüz küsur olunca benim de en sona bıraktığım kitap bu olunca yaklaşık on günde okumaya çalıştım. Güne elli sayfa düştüğünden bu da beni biraz yıprattı ama bittiğinde on kitap okumuş gibi oldum :)
*

Kitaptan bir alıntı : ' I. Dünya Savaşı'nda İngilizler hürriyetleri için çalışırken, Almanlar ekmek için savaşıyorlardı ve milli bir ruhtan da yoksun olduklarından kaçıp gittiler.' Bu cümle sizlere de bir yerlerden tanıdık geliyor mu? Milli birlik ve beraberlik oldukça önemli bir duygu. Hitler bunun önemini yıllar öncesinden fark etmiş. Türk Milleti'nin kurtuluş mücadelesinde de bu duygu çok önemli bir rol oynamıştı. 
*
Kitap için söyleyebileceğim şeyler bu kadar...Günlük yaşamdan uzak ve siyasi bir kitap olduğu doğru ama... Eğer boş vaktiniz varsa ve meraklı bir insansanız eğer, okunabilir...Ama bu aşamada tek tavsiyem yavaş yavaş yani sindire sindire okumanız :()) Sakın benim gibi beş güne on güne sığdırmayın !!! Aman ha ! 

Kitaba puanım: 5

Kendinize cici bakın! Aman ha kitapsız kalmayın :)

Takipte Kalın 

^.^




hasibecengizkarakuzu@gmail.com

Herkese sevgiler, 

Hasibe ♥️


















You Might Also Like

1 yorum oku / yaz

  1. Biyografileri sevmiyorum nedense, kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM