✿ Kitap Elestirisi: Harry Q. Davasının Ardındaki Gerçek : Joel Dicker ✿

31.3.14

Herkese merhabalar...

Güzel bir tatil gününden selamlar, evet bugün kamu personeline seçimler dolayısıyla tatil :) Bu, gerçekten de süper oldu, bir gün daha dinlenmeye ihtiyacım vardı çünkü...Dün oylarımızı kullandık, güzel vatanımız için en hayırlısı neyse o olur inşallah diyerekten... Umarım hakkımızda hayırlısı olmuştur...Bugün de derin bir temizlikle başladı benim için ve en nihayetinde dinlenirken bir yandan da bloguma yazayım dedim ): Aslında bugün yazmayı düşündüğüm üç yazı vardı, biri dünkü Eminönü ve Boğaz turumuzdu, biri alışveriş yazısıydı, biri de kitap eleştirisiydi, ben tercihimi kitap eleştirisinden yana kullandım.Çünkü yazmam gereken 4 tane birikmiş kitap eleştirim var ve daha fazla birikmesini istemiyorum :) Eh, o zaman hadi başlayalım :))
*
Bugünki bahsedeceğim kitap Kitap Okumak İster Misin' den gelen üçlü partideki ilk kitaptı...Bu kez bana ikisi ince biri kalın üç adet kitap göndermişler :)



*
Kitabımız Can Yayınları'ndan çıkma yaklaşık 659 sayfalık bir polisiye-gerilim-aşk romanıydı... Bukitap hakkında önceden bilgi sahibi değildim, Kitap Okumak İster Misin'in sitesinde gezinirken arka kapağını okuyup da beğenip istediğim bir kitaptı...Fazla rağbet görmüyor olsa gerek, istememden hemen sonraki gönderimde elime ulaştı :) Şuan sonuncu kitabı yani Knut Hamsun'u okuyorum, inşallah yarın ya da öbür gün göndereceğim :)
*
Kitabımızın arka kapağını okuyup da istediğimi söylemiştim bu açıdan arka kapakta yazanların oldukça etkileyici olduğunu ve kitap hakkında merak uyandırdığını söyleyebiliriz :) Ön kapakta ise İlya Terentyev'in resmi var. Dünya güzeli Nola yer alıyor muhtemelen...Kırmızı direksiyonlu güzel bir tahminen siyah Monte Carlo üzerinde :)
*
Bu arada kitap Can Yayınları'ndan çıkma ama kapağı beyaz zemin üzerine değil. Şaşırtıcı bir Can Yayını olmuş bu :) Bu benim beyaz zeminli kapağı olmayan ilk Can Yayını kitabım :)))



Harry Q. Davasının Ardındaki Gerçek, uluslararası bir bestseller. Fransa'da iki önemli ödülün sahibi olmuş. Bunlardan birincisi Goncourt Des Lyceens Ödülü ( 2012 ), diğeri de Academie Française Roman Ödülü ( 2012 ). Ve yine arka kapaktan öğrendiğimiz göre Fransa'da bir milyondan fazla satmış ve 35 dile çevrilmiş :)
*

Kitabımızın güzide konusuna gelecek olursak, her şey yasak bir aşk çerçevesinde gelişiyor...Ünlü bir yazar olma hayalleri kuran Harry Quebert 1978 yılında bir sahil kasabasına gider ve kafasını dinleyerek br roman yazmak ister. Ancak orada 15 yaşında Nola Kellergan'a aşık olur, aşkı karşılıklıdır. Sahil kasabasında aşklarını sürdüremeyeceklerini bilmelerine rağmen ikisi de çabalar. Tam kasabadan kaçacakları gün ise esrarengiz bir biçimde Nola Kellergan ortadan kaybolur. Günümüze döndüğümüzde 2008 yılında Harry artık Nola ile aşklarını anlattığı bir romanla ünlü bir yazar olmuştur, ancak aynı sıkıntıları bu sefer de genç öğrencisi Marcus Goldman yaşar. Harry'nin yanına giden Marcus ise inanılmaz olaylarla karşılaşır. Efsane yazar Harry Quebert'in malikanesinde bahçeden Nola Kellergan'ın cesedi çıkar ve Marcus'un Harry'nin suçsuz olduğuna herkesi ve kendini ikna etme macerası başlar...
*
Romanın konusunun oldukça merak uyandırıcı ve dikkat çekici olduğu aşikar, ancak nedense Kitap Okumak İster Misin bu kitaba iki puan vermiş:( Bana sorarsanız elbette daha fazlasını hak ediyor...
*

Roman epey kalın, hatta bir ara bu roman biter mi diye Instagram'a da bir fotoğraf koymuştum :) Ama olayların akışı hızlandığında romanı da kendinizi de durduramıyorsunuz :)
*
Romanın herkesçe anlayışla karşılanmayacak bir aşk hikayesi çevresinde dönüyor olması, bazı kişilerin romana olan bakış açılarını değiştirebilir hatta bir sübyancının hikayesi diyerek sabote bile edilebilir ama bence kesinlikle okunması gereken kitaplardan...
*

Romanı elinize aldığınızda önyargılı yaklaşmadan okumayı başarmanız gerek. Çünkü zaten yazar da roman karakterleri de katilden eminler. Sizin de Marcus'la birlikte hikayeye girebilmeniz açısından sorgulayıcı ve şüpheci olmanız gerekiyor :)
*
Kitaptaki bölüm başı yazılan ve Harry'nin Marcus'a kitap yazma konusunda söylediği özlü söz niteliğindeki önerilerini ise çok beğendim. Acemiler için birebir :) Ancak yazar bu önerileri kendi bölümlerinde uygulamış mı onu pek çözemedim:) Hala da edebiyat ve boks arasındaki yaman ilişkiyi anlamaya uğraşıyorum. Harry Q.'ya göre acaba okurları boks ringindeki düşmanımız olarak mı görmeliyiz? Bu fikirden pek emin değilim...



Romanda Marcus ile başlayıp Marcus ile sonlanıyoruz...Marcus duygularını, düşüncelerini çok net aktarabilen bence de çağın başarılı yazarlarından...Romanda Marcus'un duygularını- özellikle 'Beyaz Sayfa Sendromu'nu' çok ama çok başarılı buldum. Açıklayıcı, net ifadelerle ne hissettiğini adeta gösteriyor bizlere...
*
Ben 34 yaşında bir adam 15 yaşında kızı sever mi, olur mu öyle şey, tarzında ve düşünce yapısında biri değilim, hatta aşka olabildiğince saygılı biriyim de denebilir. Bu nedenle aşkın gerçek olmadığına hiç inanmadım ben...Ve gerçekten romanın içindeki aşkı hissedebiliyorsunuz, Harry ve Nola'nın aşkı...Olabilir mi bilmiyorum, ama gerçek aşkı hissettirme konusunda yazar oldukça başarılı...Mektuplardan anlıyoruz bunu en çok...
*
Roman bölümler halinde yazılmış ve ara sıra geçmişe dönüşler var. Hem Marcus ile Harry arasında daha önceden yaşananlar hem de Harry ve Nola arasında yaşananlar bütün çıplaklığıyla anlatılıyor...Kitapta geçmiş de gelecek de var bu nedenle birazcık ama çok değil birazcık kalın kitabımız :D
*
Kitabın dili gayet akıcı. Hızlı, günlük bir konuşma dili. Tam kolay okunabilen romanlardan yani bu da.
*

Romanın her anında öyle şaşırıyorsunuz ki, zaten sıkıcılığa çoğu zaman yer kalmıyor. Yazar zaten, çoğu günlük rutini de tasvirlemediğinden sadece önemli ve soruşturmaya dahil olaylar sizi yeterince konuya adapte ediyor..
*
Bu kitabın beni çekmesindeki bir diğer sebep de herhalde polisiye olması. Bu tarz kitaplar okurken kendimden geçiyor, kafamda çeşitli senaryolar türetiyor, beyin jimnastikleri yapıyorum bolca. Sizlere de tavsiye ediyorum, bu tür aynı zamanda beyninizi de geliştiriyor, düşünce gücünüzü ve fikirlerinizi açıyor. Sonucu asla tahmin edememeniz de cabası :p
*


Kısaca şöyle de diyebiliriz: Gerçek hayattan kesitler görmek, yaşamak ve okumak istiyorsanız, yazarlıkla ilgili tüyolar almak istiyorsanız, bir öğrenci ve öğretmen arasındaki ilişkinin gelebileceği boyutları görmek istiyorsanız ve okumanızı hızlandırmak istiyorsanız, eh aralarda azıcık da olsa aşk koklamak istiyorsanız, bu kitabı okumanız şiddetle tavsiye edilir efendim...Bunun haricinde güzel ve hoşça vakit geçirmek isteyenlere de 
yine tavsiye edilir...Ama açık yüreklilikle şu kadarını söyleyeyim; ben aşkların mutlu sonlara ulaşmadıklarını gördüğümde sevinemiyorum, bu romanda da sevinemedim. Harry ile birlikte ben de üzüldüm, başkaları ne der, bizi ayıplarlar diye yaşayamadıklarımıza üzüldüm, başkaları yüzünden kaybedilen aşklara üzüldüm...Kısaca ben bu romanı okurken Harry ile Nola'ya ve onlar nezdinde onlar gibi kavuşamayanlara üzüldüm...

Kitaba puanım: 4

*

Sevgiyle kalın ve yarının ne getireceği bilinmeyen şu dünyada eğlenebileceğiniz kadar eğlenin, gülün, başkaları için yaşamayın, başkaları ne der diye düşünüp de kendi hayatınızdan feda etmeyin...Kısacık ahir ömrünüzü mutlulukla ve sevdiğiniz insanlarla geçirin...

Hoşçakalın!

Adios Amigos!

Kitaba puanım: 5

Takipte Kalın 

^.^




hasibecengizkarakuzu@gmail.com

Herkese sevgiler, 

Hasibe ♥️


You Might Also Like

1 yorum oku / yaz

  1. Eleştirini okuyup kitabı beğendim, dikkat çeken bir hikayesi var :) Sonunu merak ettim bile şimdiden... Kalemine sağlık :))

    YanıtlaSil

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))