✿ Kitap Elestirisi : Sherlock Holmes'ün Dönüsü : Luca Martinelli ✿

18.3.14

Herkese merhabalar...

Bugün sizlerle okumayı uzun zaman önce bitirdiğim ama yazısını ancak yazabildiğim güzel bir polisiye kitap eleştirisini paylaşmak niyetindeyim :) Kitap eleştirilerini artık güncel olarak yazamıyorum :( Buna sevinsem mi üzülsem mi bilemedim :( Şimdiye kadar yazamadığım eleştiriler üçü geçmedi ama yine de birikmesini hiç istemiyorum :) Umarım bu konuyu kısa sürede hallederim. Şimdi eleştirilerimize ve kitabımıza geçelim isterseniz....
*
Benim okuduğum Sherlock Holmes'in dönüşü kitabı Sonsuz Kitap / Yakamoz Kitap tarafından yayınlanan 336 sayfalık cep boy bir kitaptı...Bu kitabı ve akabindeki diğer iki kitabı inanılmayacak bir fiyata evimize yakın bir marketten almıştım :)Daha çok aşk ve romantizm içerikli kitaplar standı içten de dıştan da işgal etse de aralarda böyle farklı konulu kitaplar da mevcuttu :) Uzun uğraşlar neticesinde arayan aradığını buluyor :) Diğer kitaplarımsa; çoktan okuduğum ve hala eleştirilmeyi bekleyen Soluksuz Kalan Kasaba ve okunmayı bekleyen Şeytani İntikam kitabı :)

*
Kitabın kapak tasarımını ise beğendiğimi itiraf etmeliyim. Sonsuz Kitap çok güzel bir kapak tasarımıyla sunmuş bu kitabı. Orijinal kapaksa şöyle : Bu da Sonsuz Kitaptan çıkma :) Ben her iki kapağı da sevdim. Benim okuduğum yukarıdaki dış kapaklı kitabın bölümleri gösteren sayfalarında bu aşağıdaki karikatüristik resimler vardı...


*
Kitabımızın konusuna gelecek olursak; adı üzerinde gerçekten de Sherlock Holmes'ün geri dönüşünü anlatıyor...Arka kapakta çok net özetlenen ve ister istemez her okuyucunun dikkatini çekecek güzellikle olan açıklama ise içeride neler bulabileceğinize dair bir çok ipucu veriyor...Kitap en son Reichenbach Şelaleleri'nde benim filmden gördüğüm kadarıyla bıraktığımız ve bir çok kişinin hatta en yakın arkadaşı Watson'ın bile öldüğüne inandığı Sherlock Holmes'ün herkesi kandırıp İtalya'da rol aldığı gizemli macerayı anlatıyor..Aslında filmde son sahnede Sherlock'un geri dönüşünü gösteriyorlar ama kitaplarda demek ki özellikle de Gölge Oyunları'nda Sherlock geri dönmüyor ve bu da elbette Sherlock hayranı genç yazarların oldukça hoşlarına gidiyor :)
*
Kitabı çok beğenerek ve merak ederek aldım ama tam olarak umduğumu buldum denilemez. Çünkü macera olabildiğince vasattı ve ben hikayeleri Watson'ın kötü yazdığını sanırdım, meğerse izlemek gibisi yokmuş :( Maceralar anlatıcıya göre verdiği heyecan ve haz doğrultusunda değerlendirilirse benim Luca Martinelli'ye notum on üzerinden üç :(
*

Dediğim gibi macera kısmı çok vasattı, konu da bence diğer Sherlock hikayelerinden biraz farklı olsun diye düşünüldüğünden değişik bir açıdan ele alınmıştı. 
*
Romanı elinize aldığınızda bölüm bölüm yazıldığını görüyorsunuz. Ama bir sonraki bölüm ne bulunacak diye elinizden düşüremiyorsunuz. Konunun beni çekmeyişinden olsa gerek pek zevkle okumadım :(
*
Siena'dan İtalya'dan o kadar çok bahsetmiş ki bir an ülkesine turist mi çekmeye çalışıyor acaba diye düşünmeden edemedim. Bana göre kendi memleketini ne kadar översen öv yetmez, başka milletlerin, kişilerin senin ülkeni övmesi kayda değer bir şey :) Böyle biraz saçma olmuş. Ayrıca Watson olsaydı asla bu kadar tasvir kullanmazdı :(
*

Kitap yaklaşık olarak tahminimce 14 puntoyla yazılmış, okumamı kolaylaştırdığından bunu sevdim. Diğer aldığım kitaplarda ise özellikle Soluksuz Kalan Kasaba'da -eleştirisi çok yakında :)- göz bozulma riskiyle karşı karşıyaydım sanırım :(
*
Kitabın arka kapağı ilgi çekici ama kitaba başladığınız andan itibaren anlatımdan mıdır nedir heyecanlanıyorsunuz ama hikayenin inandırıcılığı olmuyor sanki. Ne bileyim, tek başına Sherlock'a alışık değilim ya ondan heralde. Watson'ın üstün görü yeteneği olmadan çok vasattın Sherlock.
*
Sherlock üslubundan ise pek emin değilim. Soğuk bir üslubu vardı kabul ama sanki o zeka parıltısından, o soğuk ama ince espirilerden eser yoktu. Zaten bunlar olmazsa e tabi bir de Watson, Sherlock'un diğer dedektiflerden pek de bir farkı kalmıyormuş :(
*

Bizi 300 sayfa koşturup durdurup pek de bir şey açıklamayan sevgili yazarımız son 30 sayfada ne varsa dökmüş saçmış ortalığa. Birden ne olduğunu bile anlayamadan son geldi. Ve kahramanımız bu sefer benim hiç bir şeyi doğru tahmin edemediğim sürpriz bir hikayeyle ve onu tasdikleyen emarelerle çıka geldi. Çok inandırıcı doğrusu :(
*
Açıkçası Sherlock Holmes'ün dönüşüyle alakalı ya da ortadan yok oluşuyla alakalı daha yaratıcı ve daha eğlenceli hikayelerin de yazılabileceğini düşünüyorum. Çünkü malzeme bol. Sherlock kayıp :) Ay pardon ölü :D
*

Romanın iç kısımlarındaki Siena'ya özgü Palio saçmalığından ise gına geldi. Biraz da folklorik öğeler koyayım derken yazar İtalya'yla uzaktan yakından alakası olmayan benim gibi bir Türk'ün bunu okuyup da sıkılacağını nerden bilsin tabi di mi ama? Ama şimdi öğrenebilir, çok sıkıldım. Zaten normalde de atlara meraklı biri falan değilimdir, bir de sürekli Palio şöyledir, böyledir tarzı saçmalıklarla sayfa doldurulmuş :( Aslında öldürülen ünlü bir at binici olunca Palio'dan bahsetmesi mantıksız değil, bu kadar methetmesi vs. uzun uzun tasvir etmesi mantıksız. Kısa bir açıklama da pekala yeterli gelebilirdi ?
*

Bu kitapta Sherlock ile ilgili olarak ilk defa denk geldiğimiz bir durum var : Kahramanımız çocuklarla anlaşabiliyor, hatta çok iyi anlaşabiliyor :) İlk defa bir çocukla macera yaşadığını da eklemem lazım. Bu arada bunu sevdim. Hatta kitapta en çok Sherlock'u sonrasında da Federigo'yu sevdiğimi söylemeliyim. Sahta kimlikli bir dedektifle küçük bir çocuğun İtalya'daki macerası...Böyle söyleyince acayip bir şey çıkacak sanıyoruz ya ......................
*
Kısaca önerebileceğim tarzda bir kitap olmadı bu malesef. Gereksiz ayrıntılar, taklit edilemeyen Sherlock üslubu, Watson'ın yokluğu ( ki en çok o koydu ), İtalya'ya olan anlamsız ve upuzun övgü sözleri, maceranın son 30 dakikada tamamen farklı bir boyut kazanması falan filan...Okursanız ki bana göre çok da lazım değil okumanız, göreceksiniz tüm bunları...Uyarmadı demeyin...Şu ana kadar belki de okuyanlar vardır, onların yorumlarını da merak ediyorum ama şimdiye kadar okuduğum en iyi Sherlock uyarlaması şurada eleştirdiğim 'The Sherlockian' idi...Onu okumanızı yine yeni yeniden tavsiye ederim...Elbette eğer istiyorsanız arka arkaya ikisini de okur kararı siz verirsiniz, o başka :) 

Kitaba puanım: 2


Sevgilerim sizinle...

Kitapsız günümüz olmasın :)

Takipte Kalın 

^.^




hasibecengizkarakuzu@gmail.com

Herkese sevgiler, 

Hasibe ♥️






















You Might Also Like

1 yorum oku / yaz

  1. Kitap güzele benziyor, kapağını da beğendim... İlerde belki okurum :* Kalemine sağlık :) Sherlockian ise listemde birinci zaten :)

    YanıtlaSil

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM