✿ Kitap Elestirisi : Zaman Hızla Yaslanıyor : Antonio Tabucchi ✿

7.11.14

Herkese merhabalar...

Güzel bir hafta sonuna ulaştığımız bir Cuma gününden selamlar :) Bugün günlerden Cuma ve biz yoğun bir haftayı daha bitirmiş bulunuyoruz. Ben de hafta sonu evde olamayacağımdan dolayı yazımı bugünden yazarak paylaşmak ve aradan çıkarmak istedim. Kütüphaneden aldığım ikinci kitap olan Zaman Hızla Yaşlanıyor isimli kitabı nihayet bitirdim ve eleştirilerini sizlerle paylaşmak üzere hazırım :) Başlayalım...
*
Kitabımız Can Yayınları'ndan çıkma ve yaklaşık olarak 131 sayfa..
*
Kitabımızı kütüphanede görünce isminden dolayı ve de arka kapak yazısından dolayı bir okuma hevesi gelmişti bana... İsim zaten yeterince ilgi çekici, Zaman Hızla Yaşlanıyor... Orijinali ise İl Tempo İn Vecchia İn Fretta...
*

Kitabımızın kapak tasarımlarına ise bayıldım tek kelimeyle.... Ön kapaktaki resim benim de çektiğim tarz resimlerden olduğundan, bu resmi çekmiş olmayı isterdim doğrusu... Fotoğraf bloguma ışınlanmak için şuraya tıklayabilirsiniz... Arka kapak yazısı ise, olağanüstü diyebileceğim şekilde yazılmış, kim yazdıysa kalemine sağlık :)
*

Kitap benim aşina olduğum kitaplardan oldukça farklı, hatta diyebilirim ki İtalyan yazar olarak ilk okuma deneyimim... Bu nedenle kendimi aştım gibi gibi :) Böyle şeyler yaptığım zaman yani alışkın olmadığım türde ve dilde okuduğum zaman kendimi bayağı bir cesur hissediyorum :)
*
Kitabımız bir öykü kitabı olduğundan tam olarak net bir konusu yok, ana fikri var diyebiliriz, ki o da zaman ve onun etkileri... Bu kitapta dokuz öykü yer alıyor, kimi on sayfa, kimi on bir, kimi de yirmi dört... Ancak hepsinin ortak noktası arka kapakta da yazdığı üzere zamanın geçmiş ve geleceğimiz üzerindeki etkisi... 
*

Öykü kitaplarını da öyküleri de pek sık okumam ama nedense bir değişiklik olsun isteyerek bu kitabı okudum. Kısa bir kitap olması da epey işime yaradı :) Ancak olumsuz bir şeyler de yok değildi tabi...
*

Kitap için sizlere önerebileceğim öncelikli ve tek şey: Birinci hikayeye bakıp da kitabı fırlatıp atmamanız. İlk hikaye biraz anlaşılmaz ve çeviri hatalı gibi geldi bana, bundan dolayı pek bir şey anladığımı söyleyemeyeceğim ama bununla birlikte arkadaki öykülere şans verdiğinizde ise, kitabın gerçek değerini anlayabiliyorsunuz... İlk hikayeyi mümkünse iki defa okuyun, ben öyle yaptım :)
*

Kitaptaki öykülerin isimleri de en az kitap kadar ilgi çekici : Çember; Şıp, Şıpp, Şıpp, Şıppp; Bulutlar; Ölüler Sofrada; Generaller Arasında; Yo Me Enamore Del Aire; Festival, Bükreş Hiç Değişmedi; Karşı Zaman...
*
Ben bu öykülerden en akıcı olanları seçtim: Ölüler Sofrada, Festival ve Karşı Zaman'dı bana göre... İçerisinde sadece düşünceler ve kişiler değil olayların da yer aldığı akıcı metinlerdi... En sevdiğim hikaye diye bir şey yok çünkü seçemiyorum, galiba ilk hikaye hariç, ki o da bence etkileyiciydi, hepsi favorim diyebilirim...
*

Kitabın biraz entellektüel bir kitap olduğunu düşünüyorum, dili biraz ağır, bazı yerlerde çeviriye bağlı anlatım bozuklukları var - özellikle ilk öyküde- . Bu nedenlerle yazı puntosu büyük olsa da bence herkese hitap etmeyen bir kitap. İlk öyküyü okurken fırlatıp atanlar bile olmuştur, bir ara ben de düşünmedim değil :(
*
Kitapta zaman mefhumuyla birlikte, kişiler, düşünceler ve diyaloglar havada uçuşuyor... Yazar, anılarla, gerçek olaylarla bizlere zamanın hızını ve kişiler üzerindeki etkileriyle bu durumun kişinin şimdiki hayatına yaptığı yansımalarını aktarıyor... Yine üslup için anlatılmaz yaşanır diyorum, belki çeviridendir ama umarım ki yazarın kendi üslubudur :) 
*

Kitapta yazarın kaleminin de epey bir cesur olduğunu düşündüm, çünkü hikayelerin birçoğunun gerçek olduğunu ve kimlere ithaf edildiğini yazar sonda belirtiyor. Üstelik kitapta geçen öykülerde II. Dünya Savaşı'ndan, Alman Nazilerinden, İsrail- Filistin'den de söz edilerek hükümetlerin ve devletlerin politikaları da konuşuluyor. İyi ki karakterler var...
*

Kitapta müzik de unutulmamış, elbette klasik müzik ve karakterlere iyi yakıştırılmış. Sık sık yazarın genel kültür bilgisini öne sürme çabası ise bana göre gereksiz bir çaba olmuş. 
*
Yazarın yazım tarzını biraz Knut Hamsun'un Açlık kitabına benzettim. Oradaki gibi monologlar ve iç sesle donatılmış, hikayeler... Aynı zamanda da kendi çapında biraz felsefik bir anlatım da sergiliyor...
*

Kitap içerisindeki öykülerde bilgece anlatımlar da yer alıyor. Tarihten de ilham aldığından burada yazar biraz bence tecrübesini konuşturuyor... 
*

Kısacası, öykü seviyorsanız, İtalyan yazarlara ayrı bir ilginiz varsa, kısa kitaplardan hoşlanıyorsanız, tarih kokulu öyküleri ve kitapları seviyorsanız, en kısa sürede bir kitap bitirmeniz gerekiyorsa bu kitap tam sizlik ! Ancak, çeviri hatalarına - benim gibi- tahammül edemiyorsanız, ilk defa İtalyan yazar okuyacaksanız, anlaşılır ve kolay okunur kitaplar seviyorsanız, felsefeye meraklı değilseniz ve monologlarla uğraşamam diyorsanız lütfen kendi sağlığınız için bu kitaptan uzak durun !

Kitaba puanım: 3


Sonraki kitap eleştirisinde de görüşmek dileğiyle...

Takipte Kalın 

^.^




hasibecengizkarakuzu@gmail.com

Herkese sevgiler, 

HC 

You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM