✿ Kitap Eleştirisi: Av : Michael Capuzzo ✿

28.10.17

Herkese merhabalar...

Yepyeni bir günden ve hafta sonundan selamlar :) Yine bir kitap eleştirisiyle daha bir aradayız, bugün sizlere okuduğum son kitabın eleştirisini ve yorumlarını paylaşmak için blogumdayım, hadi hemen başlayalım o zaman ^^

Son dönemde gerek aldığım kitapların gerekse de izlediğim Booktuber'ların etkisiyle olsa gerektir ayda kitap okuma hedefimi epey yükselttim, malesef henüz oturmayan düzensizliğim sağolsun ayda bir iki kitap bile okuyamaz hale geldim ancak her zaman yapıp yapıp da uymadığım planlarım sağ olsunlar onlardan birkaç tane daha yaptım ve günlük okuma hedefimi vs. belirleyip ay bazında kitap okuma sayımı biraz yukarılara çektim. Umarım ki bu oranda başarılı olabilirim ki epey zor görünüyor, bahane değil tabi ama kitap okuyabileceğim pek çok yerde malesef artık kitap okuyamıyorum :( Bu sebeple kendime ayrı bir okuma zamanı ayırmam gerekiyor ki bu da çok zor, bakalım artık bir yolunu bulmaya çalışacağım :)

Bu ayın çoğunu şimdi birlikte yorumlayacağımız kitaba ayırdım ve hatta tamamını sadece bu çok kalın kitabı okuyarak geçirdim dersem yalan olmaz. Kitap benim yine bir ganimet çıkartmamdan alınmış bir kitap ve çok büyük beklentiyle aldığım bir kitaptı, büyük oranda bu beklentiyi karşıladı da diyebiliriz. Gelin detaylara geçelim artık :)

Kitabımız, Martı Yayınları'ndan çıkma ve yaklaşık olarak 624 sayfa...


Kitabı, hakkında hiçbir fikrim olmadan aldığım elbette doğru, bu hususta bana sadece arka kapak yazıları yardımcı oldu. Eh tabi bir de uygun fiyatı... Kitabın ön ve arka kapaklarını aslında çok da beğenmedim ne yazık ki kitabın orijinal versiyonu bence çok daha başarılı. Ayrıca kitabın ön yüzündeki resimler biraz iç karartıcı ve korkutucu, yine bu kitabın sadece yetişkinlerce alınıp okunması daha uygun düşecektir diye düşünüyorum çünkü kitabın içinde de çok fazla sansür yok. Bu sebeple bu resimlerin bir miktar sakıncalı olduğu düşüncesindeyim :( Arka kapak yazılarının ise gerçekte okura kitap aldırıcı özellikte gayet başarılı olduğunu düşünüyorum.
*
Gelelim kitabın biçimsel özelliklerine...Kitap karton kapaklı bir kitap. ilk sayfada kapağın siyah versiyonu, ikinci sayfada kitap hakkında detay bilgiler, üçüncü sayfada yine kitap ismi-yayınevi ismi ve yazar ismi yer alıyor, 5-7 sayfada İçindekiler kısmı yer alıyor. Kitaba giriş yapıyoruz. Kitabın sonunda birkaç fotoğraftan sonra Teşekkür kısmı ve en sonda da Kaynakça ile kitabı sonlandırıyoruz. Kitap bölümler halinde dört büyük bölümden ve küçük küçük çeşitli adlara sahip 56 bölümden oluşuyor.


Kitabın konusuna geliyorum hemen: Fransa'da 1800'lü yıllarda yaşayan Eugene François Vidocq'dan esinlenilerek Philadelphia'da kurulan ve suç dünyasının modern Sherlock Holmes'larını bir araya getiren Vidocq cemiyetinin çözmeyi başardığı bir sürü davanın ve aslında Amerika'nın yakın dönem geçmiş suç ve cinayet tarihini de içeriyor diyebiliriz. Bu bakımdan büyük, geniş ve de kapsamlı bir kitap olmuş. Kitap aynı zamanda Vidocq cemiyetinin kurucuları üç büyük ve efsane isminin kısaca biyografilerine de değiniyor. Bu üç ismi yakından tanıyoruz ve de hayatlarının içlerine giriyoruz.
*
Kitabın sayfa sayısının da epey yüksek olmasından sebep epey uzun bir zamanda okuyabildim kitabı ve biraz da açıkçası özellikle ilk 100-200 sayfa fazla akıcı değildi, bundan sebep çok hızlı okuyamadım. Kitabın bir kısmı akıcı bir şekilde ilerlerken bazen durup durağanlaşabiliyor. Bu da okuma hızınızı biraz kesiyor ne yazık ki :(


Kitapta beni belki de en çok yoran şey inanılmaz derecede abartılan ve de gereksiz olan bilgiler içermesiydi, kitapta zaten çok fazla kişi ve olay ve de elbette cinayet olmasına rağmen üstüne bir de detaylar çok kafa karıştırıcı olmuş. Bir sürü birim ismi, FBI, Vidocq'un yaşından esinlenilen üye sayısıyla Vidocq cemiyeti derken ben bir ara kim neydi epey karıştırıp kimi zaman kitapta geriye dönüp yeniden bakma ihtiyacı bile hissettim. Bu da beni çok yavaşlattı.
*
Kitabın içerisindeki özellikle eşsiz yetenekleriyle Bender ve Walter'a ama özellikle Walter'a hayran olduğum çok ama çok doğru. Çünkü yaşayan Sherlock Holmes lakabını ve iltifatını belki de en çok hakeden kişi Walter... Kitap içerisinde de Walter'ın yaptığı katil karakter çözümlemelerinin çok detaylı ve açık bir şekilde sunulmasına ise tek kelimeyle bayıldım diyebilirim. Özellikle o kısımları okurken nasıl bir keyif yaşadım anlatamam sizlere.


Kitabın dörtte üçlük bir kısmını okumuştum ki elim bir anda kitabın sonundaki sayfalara gitti ve o anda şok oldum, kitapta bahsi geçen pek çok olay ve hatta bu muhteşem üçlü birkaç fotoğraf ve anıyla birlikte orada arz-ı endam ediyordu. Bu hayranlık uyandıran kişileri ve çıkardıkları muhteşem işleri görünce kitap tam anlamıyla yerine oturdu da diyebilirim. Keşke daha çok fotoğraf olsaydı :(
*
Kitabın dili günlük konuşma dili, çok fazla terim veya yabancı kelime yoktu. Kitapta bolca tasvir, bolca psikolojik analiz ve elbette detaylar vardı. Yazar sadece birkaç hikayede isim değişikliği yaptığını ama birçoğunu da direkt olarak aldığını eklemiş en arkadaki yazısında. Bu hikayelerin gerçek olduğuna insanın inanası gelmiyor doğrusu. İnsanoğlunun en derinlerinde yatan canavarın inine girmiş gibi olduk gerçekten de :(


Kitabın orijinal adının direkt olarak çevrilmemesini ise pek sevemedim ne yazık ki. Kitabın orijinal adı ' Murder Room' yani kitabın içinde de çoğu yerde geçtiği üzere 'Cinayet Salonu' olarak geçiyor. Av ise çok da uygun ya da tercih edilesi olmamış, bence özgün adı çok daha başarılı aynen özgün kapakta olduğu gibi.


Kitabı es geçersek aslında en başta böyle bir cemiyetin yani asla kar amacı gütmeyerek sadece mağdur ailelere ya da kurbanlara yardımı amaçlayan bir cemiyetin varlığını ve bunu kurup bu derece geliştirenleri alkışlamak gerekli, çünkü bu gerçekten de muhteşem bir şey. Üstelik dünyanın dört bir yanından pek çok dedektifi de bünyesinde barındırıyor ve dünyadaki tüm Sherlock'ların buluşma noktası gibi bir şey. Elbette dünyadaki tüm davaları hatta sadece Amerika'dakileri bile bitirme veya sonlandırma şansı yok ama ellerinden geleni yapmadıklarını kim iddia edebilir ki? Üstelik bunu davaya dahil polisle çatışmadan ve de onun yetkilerine müdahale etmeden sadece olaya bakan dışarıdan biri olarak yapabiliyorlar, ki gerçekten alkışlanası bir olay.
*
Kitaptaki özellikle İçindekiler kısmını ve sondaki teşekkür kısmını çok sevdim. İçindekiler kısmında pek çok bölüm başlığı oldukça dikkat çekici ve özenle hazırlanmış, ayrıca içerikle çok uyumlu. Okurken inanılmaz sevdim. Bir de kitapta ilk kısımlarda bir kurgu karışıklığı olduğunu düşünüyorum. Bu da sanırım kitabın inanılmaz kapsamlı oluşundan kaynaklı olabilir.
*
Aynı zamanda Amerika'nın yakın geçmiş cinayet tarihini de konu edindiğinden kitapta 70'li yıllarda işlenen cinayetlerden günümüze kadar olan pek çok cinayet de kitabın içerisinde işlenmiş durumda. Kitapta yer alan bazı ünlü seri katiller de var hatta: Ted Bundy, Albert Fish, Dr. Holmes, Karındeşen Jack, John List gibi isimler.



Kitabı özellikle polisiye -suç romanlarını sevenlere tavsiye ediyorum ama Amerika'nın yakın dönem suç geçmişini merak edenlere de tavsiye edebilirim, biraz fazla sayfa sayısına sahip ama bir başucu kitabı olabilir, her gece bir bölüm okunan veya daha ziyade bir kütüphane baş kitabı. Bence polisiye / gerilim severlerin özellikle benim gibi mutlaka koleksiyonlarında olması gereken kitaplardan, böyle bir kitabı bu kadar uygun bir fiyata aldığım için de ayrıca mutluyum tabi :) Hemen kütüphanemdeki eşsiz yerini aldı bu güzellik, tavsiye edilen bir kitaptır kendisi ^^

Benim kitaba dair yorum ve görüşlerim işte bu şekildeydi. umarım yazımı severek okumuşsunuzdur, yeni kitaplarda ve eleştirilerinde görüşmek dileğiyle o halde :) Yazımı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşmayı ve blogumu sağ üst köşeden takibe almayı unutmayın :) Eğer beni sosyal medyadan da takip ederseniz yeni yazılarımdan ilk haberdar olanlardan olabilirsiniz...

Takipte Kalın





hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

H. ♥️

You Might Also Like

1 yorum oku / yaz

  1. bu tarz gerçeğe dayalı psikolojik analiz içeren romanları seviyorum, mutlaka bakacağım bir sonraki kitap alışverişimde =)

    YanıtlaSil

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))