✿ Kitap Eleştirisi: Şah Mat : Mario Mazzanti ✿

20.4.16

Günaydın!

Yazıma ve bloguma hoş geldiniz! Bu güzel günü umarım keyifli geçiriyorsunuzdur, ben de güne biraz keyif katmaya geldim ^^

Okuduğum son kitabı, eleştirilerini, yorumlarını ve elbette bol bol kitabı konuşacağız bugün, dilerseniz başlayalım...

Kitabımız, Sonsuz Kitap'tan çıkma ve yaklaşık olarak 512 sayfa...


Şah Mat, benim aslında birkaç yıl önce okuduğum bir kitaptı, elimde de eski bir versiyonu bulunuyordu, ancak bu kitap benim için daha özel, çünkü erkek kardeşimin hediyelerinden biri... O nedenle kütüphanemde aynı kitaptan iki tane bulunması hiç bir sorun yaratmıyor... Hemen okuyup blogumda yorumlamak istedim ben de, daha önce de bahsetmiştim, kütüphanemde daha önceden var olan kitapları yeniden okuyup blogumda yorumluyorum, bu kitapta ilk olarak yerini alıyor ^^


Kitabımız, aslında küçük boyla büyük boy arasında orta boyda bir kitap, çok özenli hazırlanmış bir kapak tasarımına sahip. Kapaklarda yazarla ve kitapla ilgili istediğiniz hatta istediğinizden daha çok bilgiye sahip oluyorsunuz. Ön ve arka kapağa bayıldım açıkçası. Çok çok özenli geldi...
*
Eserin biçimsel özelliklerine gelelim: Kapaklar iç kapaklı tasarlanmıştı, ilk sayfa kitap ismi, sonrasında editör bilgileri ve yine bir kitap isminden sonra 'Yazar Hakkında' sayfası karşınıza çıkıyor ve birinci bölüm sayfasıyla kitap devam ediyor. Kitabımız, bölümler halinde iki uzun bölüm halinde yazılmış. Aralarda gün isimleri, saatler, ve zaman belirtir ifadeler yer alıyor. Ayrıca kitap içerisinde, harflere altı çizili, italik ve kalınlık gibi nitelikler eklenerek yerine göre, diyalog ve yazışmalar belirtilmişti. Dediğim gibi yazarımız da yayın evi de kitaba oldukça fazla özenmişti. Bunu her cümlede hissediyorsunuz.
*
Kitap, günlük konuşma dilinde yazılmıştı, okurken yer alan terimler bile sizi rahatsız etmiyor.


Kitabımızın konusuna gelecek olursak; yazarımızın baş karakteri suç psikiyatristi Claps, suçluların davranış profillerini inceleyerek şüphelileri tespit etmektedir. Bu seferki olayda ise işi hiç de kolay olmayacaktır, karşısında unutulmak istemeyen ve vahşi cinayetlerle kendine kötü bir ün sağlayan acımasız bir katil, bir satranç ustası vardır ve de polislerle hazırladığı cinayetler aracılığıyla satranç oynamaktadır... Claps ise şimdi hem kendinin hem de yakınlarının can güvenliğini sağlamak ve katili bulmak zorundadır...


Konu gerçekten benim gibi tüm satranç severlerin ilgisini çekebilecek şekilde seçilmiş gördüğünüz gibi. Özellikle satranç ve polisiyeyi bir arada bulunduran bu kitap, daha pek çok alana da el atıyor aslında... Tıp, suç psikolojisi, anatomi gibi. Tüm bunlar bize yazarın ne kadar donanımlı olduğunu gösteriyor...
*
Kitapta ilk iki yüz sayfa bence oldukça yavaştı, tek bir olayın etrafında dönüp durulmuştu, bu kitabın akıcılığına balta vurmuş olsa da sonrasında açılan sarmal size kitabı okumanın ne kadar doğru bir fikir olduğunu gösterir nitelikte.


Kitapta mekan tasvirleri yoğunlukta, zaten genel olarak romanımız kapalı mekanlarda geçiyor. O nedenle fazla manzara tasvirleri yok kitabımızda. Kişi tasvirlerinde de biraz arada kalıyor yazarımız, tamamen akılda kalıcı bir tasvir yok, elbette Greta Alfieri'yi saymazsak.
*
Mazzanti benim son zamanlarda sevdiğim polisiye yazarlardan biri olduğundan kendisine de Claps'e de oldukça aşinaydım, kitabı da daha önceden okuduğumdan benim için bilindik bir okuma serüveniydi.
*
Kitapta özellikle satrançla anlatılmak istenen kısımlar, görseller eşliğinde detaylı bir şekilde sunulmuştu, satranç bilmeyenler için güzel bir detay olmuş. Ayrıca bölüm aralarında yer alan şah görseli de esere güzellik katıyordu.


Kitapla ilgili eleştirebileceğim hiçbir şey yok aslında, bir şey dışında: Kitabın sonlarına doğru akan olay ve düşünce içerisinde kimi zaman düşünceler sürekli tekrarlanmıştı. Aynı şeylerle de sayfalar doldurulmuş gibiydi biraz, canımı sıktı!
*
Kitapta polisiye olarak tam benim istediğim şekil işlenmişti, ipuçları yavaş yavaş ortaya çıkıyordu, bu yüzden sonuna kadar sayfaları adeta yutarak okudum ve sizi temin ederim yazar okuru çok güzel ters köşeye yatırmıştı ^^


Sayfa sayısı belki herkese hitap etmiyor olabilir, çünkü gerçekten hatırı sayılır bir sayfa sayısına sahip kitabımız, gözü korkanlara kitabın polisiye olduğunu ve gerçekten de hızlı okunduğunu hatırlatırım, lütfen sayfa sayısını dert etmeyin!
*
Ben bu kitapla birlikte şunu da eklemek istiyorum, özellikle öğrenci arkadaşlar, böyle kitaplarla yani polisiye, fantastik kurgu, distopya türü kitaplarla okuma hızlarını ve seviyelerini arttırabilirler, üstelik de eğlenmiş olurlar... Benden tavsiye!


Kitabın yapısından muhtemelen çok fazla dip kısımlara doğru basılmıştı, okurken kitabın da orta boy olmasından dolayı biraz zorladı beni.
*
Kitaba puanım: 5
*
Kitabı elbette bir polisiye şaheser olduğundan tüm polisiye severlere tavsiye ediyorum, ben okurken çok keyif aldım, ama artık biraz farklı türlerde okuyacağım, polisiyeyi aralıksız okuyunca sıkılıyorum onu fark ettim. Sırada otobiyografilerim var, çok merak ettiğim şair ve yazarların hayatlarını okuyacağım, yakında onlar da blogda olur, takipte kalmayı unutmayın lütfen ^^ Blogumu GFC'den ( Google Friend Connect'den) - blogumun en altında yer alıyor- takip etmeyi ve Instagram dahil tüm sosyal medya hesaplarımı takip etmeyi unutmayın ^^


Yeni yazılarda görüşürüz :))

Sevgiler...

Takipte Kalın




hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

Hasibe ♥️



You Might Also Like

4 yorum oku / yaz

  1. Alışveriş listem de olan ve merak ettiğim bir kitap :) En yakın zaman da okumak istiyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben dediğim gibi iki kez okudum ve ikisinde de bayıldım. Mutlaka tavsiye ediyorum.

      Sil
  2. Adsız2.5.17

    UZUN SÜRE GECMİŞ BELKİ AMA BU GÜN BİTTİ BİTTİKTEN SONRA OKUDUM YAZINIZI. KİTAP GAYET GÜZEL 2 YILDAN FAZLA RAFTA BEKLERKEN 3 GÜNDE OKUMUŞ OLDUM OKUYACAKLARA TAVSİYE EDEBİLİRM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Polisiye severler zaten muhakkak okumalılar, kitabı sevmenize sevindim çünkü benim de çok sevdiğim bir kitaptır :)

      Sil

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM