✿ Kitap Eleştirisi: Çanlar Kimin İçin Çalıyor : Ernest Hemingway ✿

20.12.15

Herkese keyifli Pazarlar..!

Nasılsınız sevgili okur? Umarım bugün dilekleriniz gerçek olur diyerek oldukça optimist bir giriş de yaptıktan sonra asıl konumuza geçebiliriz ^.^ Güzel bir hafta sonu gününde daha birlikteyiz, bu güzel güne biraz daha keyif katmaya ne dersiniz? O halde okumaya devam edin ^^

Bugün sizlerle okuduğum son kitap olan ve Hisarcık kütüphanesi ganimetlerimden olan bir kitabı ve yorumlarını paylaşacağım... Tahmin edebileceğiniz gibi ve de başlıktan da anlayabileceğiniz üzere bu kitap Çanlar Kimin İçin Çalıyor...

Hadi başlayalım... Kitabımız Güven Yayınevi'nden çıkma ve yaklaşık olarak 348 sayfa...


Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 100 Temel Eser kapsamında öğrencilere okumalarını önerdiği kitaplardan... Benim de liseden beri okumak istediğim ancak bir türlü elimin gitmediği kitaplardandı, bilemiyorum belki de zamanı değildi o sebeple okuyamamıştım ancak nihayet kütüphanede bulup da alınca hemen okuma listeme aldım ve okudum...
*
Benim okuduğum yayınevinin epey eski bir basımıydı, özellikle dış kapakları karton kapaklardı ve rengine aşık olmuştum... Hemen söyleyeyim, bu yayınevinin özel bir seri olarak çıkardığı Şaheser Kitaplar serisinden bir kitap, bu seride daha pek çok yazarın eşsiz kitapları mevcut.. Kitabın arka sayfalarında da örnekleri mevcut ^^


Kitabın ön ve arka kapağında yazıya dair tek şeyler yayınevi ismi ve kitap ismiyle elbette yazar ismi. Onun haricinde kitaba dair hiçbir şey yok :(( Üzücü diyemeyeceğim aslında kitabı daha çok merak ettirici :)) Üstelik çok da cool durmuş :)) Sadece kapağın tam ortasından geçen bir yama söz konusu, kapağı saran derimsi kılıf üzerinde, onun haricinde rengi, şekli şemali muhteşem, tam kütüphanelik nadide eserlerden diyebiliriz.. Hayır, kitabın içi zaten kütüphanelik de dışı da acayip estetik ve şık olmuş ^^


Kitabın kapağını aralayıp hadi biraz biçimselliğine bakalım: Kapağın iç kısmında bizi Şaheser Romanlar serisinin logoları karşılıyor, arka sayfasında kitabın ismi yer alıyor, ve devamında kitabın içinde en sevdiğim şey olan Ernest Hemingway ile ilgili iki sayfalık muhteşem bir tanıtım yazısı yer alıyor. Ve kitaba başlıyoruz, kitap, bölümler halinde bölümler arasında boşluk bırakılmadan yazılmış, yaklaşık olarak kırk üç bölüm halinde yazılmış. Kitabın sonunda Şaheser Romanlar hakkında yayınevinin kısacık bir notundan sonra Şaheser Romanlar serisinin diğer kitaplarından örnekler yer alıyor ve kitap tamamlanıyor... Çok özenlice hazırlanmış bir seri olmuş, kapağından iç biçimine kadar... Tebrik ediyorum...


Kitabın efsane konusuna gelecek olursak; Robert Jordan Amerika'da İspanyolca eğitimi veren bir profesördür. İspanya'da iç savaş çıkınca bombalar konusundaki uzmanlığı sebebiyle Segovia şehrine yapılacak bir saldırı öncesinde Cumhuriyetçilere yardım etmek üzere dağlara gönderilir. Dağdaki faşistlere karşı mücadele eden gerilla güçleriyle hareket etmesi ve bir köprüyü uçurması gerekmektedir. Yazarımız da Robert Jordan'ın gözünden savaşı ve dağlardaki durum ile savaş ve insan arasındaki inanılmaz uçurumu gözler önüne seriyor... Kitap hakkındaki detaylara şuradan ulaşabilirsiniz ^^


Kitabı okumadan önce konusunu bilmiyordum hatta ben kitabı daha önceden araştırdığımda manastırlı kiliseli falan bir şey sanıyordum ancak savaşlı bir şey çıktı :(( Ben bir savaşın bu kadar güzel anlatılabileceğini, daha doğrusu kadın erkek demeden herkesi etkileyebilecek ve sıkmadan okutabilecek bir kitap olabileceğini düşünmezdim, gerçekten şaheser kitaplardan... Konusu belki basit gelebilir ama İspanya'da çıkan iç savaşa dair de pek çok not içeriyor ve dağdaki faşistler ile Cumhuriyetçiler arasında geçen çarpışmanın detaylarına iniyor...


Kitabın türü ne diye sorarsanız aslında tek bir türü yok. Savaş, Psikolojik, Romantik türlerinin hepsine giriyor. Ancak galiba en çok savaşa giriyor...


Kitapta özellikle insani duygular ve hislerin çok güzel tasviri yapılıyor, yine çevre ve insan tasvirleri de baş rolde... Kitapta yaklaşık on tane ana karakter var ve kitabın sonuna kadar bu karakterler ile ilerliyoruz...Her bir karakter öyle sağlam seçilmiş ki, hafızalarda yer ediyor; Pablo, Roberto, Pilar, Maria, Fernando, El Sordo... Hepsi ama hepsi kitap bitse bile hafızanızdalar...
*
Kitap bir savaş kitabı olmasına rağmen daha çok eylem öncesini içerdiğinden ve köprü bombalanmadan önceki üç dört günü hedef aldığından fazla aksiyon yok, sadece kitabın sonlarına doğru ön bir aksiyon, sonrasında da son bir aksiyonla kitap sona eriyor... Sonunu sevdim mi hayır sevmedim. Ancak realist mi olmuş? Kesinlikle öyle... Ne yazık ki kitabın sonlarında pek çok karakterimizle vedalaşıyoruz. :(


Benim okuduğum kitapta punto epey küçüktü evet, o sebeple okumak zor olabilir her yaştan insan için... Ben de okurken zorlanmadım ama okuma hızım düşüktü, yaklaşık iki haftada ancak bitirebildim, beni biraz geriletti diyebilirim...
*
Kitapta beni en çok şaşırtan şey, düz yazıdan çok diyalog olmasıydı... Aslında çoğu kitapta diyalog az olur da düz yazı çok olur ancak bu kitapta diyalogun bu kadar çok olması beni hem şaşırttı hem de okurken bir senaryo okuyormuşum gibi hissettirdi.


Savaşı, insanların düşüncelerini, savaşın tahribatını ve yok edişini insan üzerinden yorumlayan bir eser... Gerçekten eser diyorum çünkü, emek verilmiş ve gerçekten kafa yorularak yazılmış, karakterleri yaşayan insanlar olarak seçmiş ve bizlere sunmuş, üstelik Amerikalı bir yazarın bunu İspanyollar kadar içten yazması ve savaşı bu kadar detaylı anlatması büyük başarı. Hemingway'in Şaheser kitaplar serisindeki diğer kitaplarına da baktığımızda; Silahlara Veda, Irmaktan Öteye Ağaçların İçine gibi eserlerinde hep doğa, orman temalarıyla savaş temaları işlendiğini görürüz.


Kitapta birkaç tane yazım yanlışı gördüm malesef, böyle bir serideki hiçbir kitaba bu küçücük de olsa hataları yakıştıramadım doğrusu :(
*
Kolay okunur anlaşılır günlük bir dili var kitabın, hatta İspanyol köylüsünün üslubunu yansıtır bir dili var. Arada İspanyolca kelimeler ve cümleler de kitaba daha bir kimlik katmış.



Kısacası, hayatımda okuduğum Yaşar Kemal'den sonra en güzel savaş ve dağ anlatımına sahip kitaptı benim. Karakterler resmen içime işledi ve sonunda ağladım evet, ağladım çünkü romanlarda bile savaş ve aşk mutlu sonlarla bitmiyor. Kitap bittiğinde üç dört gün etkisinden kurtulamadım, Anselmo ile Maria ve Roberto'nun aşkına ve sonlarına çok üzüldüm, ve bu karakterleri hele de Anselmo'nun öldürmek istemeyen ama mecbur kalan insancıllığını çok özleyeceğim doğrusu. Şu zamanlarda böyle şeyler görmek artık mucize gibi bir şey oldu çünkü... Geç ve güç okumuş olsam da bu serideki bu nadide eseri kütüphanemde görmek isterdim doğrusu...


Savaşın doğasını ve insan üzerindeki psikolojik etkilerini görmek isteyen herkese tavsiye ederim bu kitabı... Özellikle de savaşı çok yakından gördüğümüz şu zamanlarda, mutlaka yetkililerin de okuması gereken ve elbette ders alması gereken kitaplardan... Keşke dememek mümkün değil ki !

Kitaba puanım: 5

Daha güzel kitap eleştiri ve yorumlarımda da görüşelim olmaz mı?

Takipte Kalın




hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

Hasibe ♥️



















You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM