✿ Kitap Eleştirisi: Menekşeler Mavidir : James Patterson ✿

17.10.15

Merhabalar...

Güzel bir Cumartesi gününden kocaman selamlar.. Gribin kol gezdiği ama bir o kadar da güneşli bir gün, haftanın en en güzel günü....Bu güzel tatil günümde ben de sizlerle okuduğum son kitabın eleştirilerini ve yorumlarını paylaşmak üzere blogumdayım... İnternetin nakil işlemleri, taşınma süreci derken ben de kendimi kitap okumaya verdim, bu süreçte de güzel bir kitap bitirdim.. Hadi başlayalım!

Menekşeler Mavidir, aslında benim kendi kütüphaneme ait bir kitap değildi, uzun süre önce blogumda ve Instagram'da bahsettiğim takas listeme gelen isteklerden birinde takas ettiğim birkaç kitaptan biriydi, sevgili Zeynep ile takas etmiştik... O güzel kitapları işte nihayet okuyabiliyorum, kendi kütüphaneme saldırmak zorunda kaldım, çünkü kütüphaneden neredeyse yaz tatili başlangıcından beridir ses soluk yok :( O da ayrı üzücü, ve de sanırım Hisarcık'da bu durumu sadece ben sorun ediyorum, hala açılmadığına göre... O nedenle kendi kütüphanemde okunmayı bekleyen eserleri okuyorum yavaş yavaş... Ve beş kitaptan oluşan yeni bir takas listesi ile yakında karşınızda olacağım,takipte kalmayı unutmayın ^^ Tüm sosyal medya hesaplarıma yazımın sonundan ulaşabilirsiniz ^.^

Menekşeler Mavidir, orijinal ismiyle Violets Are Blue, Goa Yayınları'ndan çıkma ve yaklaşık olarak 288 sayfa...


James Patterson'dan okuduğum ikinci Amerikan Polisiyesi bu, ilkinden şurada bahsetmiştim... Kitabı takas listeme aldıransa elbette Goa Yayınları'nın enfes ötesi kapak tasarımı oldu. Kitabın diğer kapak tasarımlarına da baktım ama en güzeli sanırım bu olmuş, çok doğru bir seçim. Aslında her iki kapağını da çok sevdim, arka kapak da kitaptaki merak ettirici olayları bir bir sıralayarak okuru kitaba çekiyor.


Kitabın konusuna gelecek olursak; James Patterson'un Alex Cross isimli dedektif serisinin yedinci kitabı olan Menekşeler Mavidir'de özel dedektif Cross, San Francisco'da Golden Gate Parkında yürüyüş yapan iki kişinin korkunç ölümlerini araştırma görevine çağırılır. Ölümler korkunçtur ve devam edecek pek çok cinayetle de bağlantısı vardır. Bu ölümler Amerika'nın çeşitli büyük yerlerinde devam ederken Alex Cross Akıl Ustası diye bilinen bir katilden telefonlar almaktadır. Şimdi Cross hem kendisini hem de ailesini tehdit eden bu telefon sapığını ve katili yakalamaya çalışırken bir yandan da vahşi hayvanların işine benzeyen ve giderek karmaşıklaşan bu cinayetleri çözerek bir sonraki kurbanın hayatını kurtarmaya çalışacaktır.


Konu görebildiğiniz üzere inanılmaz merak ettirici ve sanki birkaç polisiye kitabın bir araya toplanmış hali gibi. Bana göre yazardan okuduğum ilk kitap olan Yanlış Bir Adım'dan çok daha iyi bir şekilde hazırlanmış, onu da şurada eleştirdim, bir göz atabilirsiniz. Bu açıdan bir sürü polisiye olayı ve konuyu bir arada aynı olaylarda verdiğinden doyurucu bir polisiye olmuş. Bende bir süredir okuduğum polisiyelerin kısalığından yakınma olayı vardı, bu kitap benden uzunluk ve derinlik açısından tam not aldı.
*
Yazarın tarzı olan bol tasvir bu kitapta da kendini gösteriyordu. Cinayet sahneleri, mekan ve kişi tasvirleri çok detaylı ve ayrıntılıydı. Ancak okunamayacak kadar da detaylı değildi, gözünüzde canlandırabiliyordunuz.


Kitabın girişinde biraz ortadan başlayan bir anlatım var, direkt olarak bir cinayetle başlıyoruz. Çok merak ettiren bir başlangıç yapılmış kitaba. Kitap kısımlar halinde yazılmış, dört farklı isme sahip kısımda bölüm bölüm yazılar var. Kısım isimleri de çok güzel seçilmiş. Bölümler beş sayfayı aşmıyor, çoğu zaman iki sayfadan oluşuyor.


Alex Cross tanıdığım bir dedektifti ilk kitaptan zaten o yüzden gayet aşina başladım kitaba. Cross'un ailesi, geçmişi, tanıdıkları da yine bilmeyenler için güzelce anlatılmıştı kitapta. Sevebileceğiniz, sıcak ve iç dünyasını olduğu gibi okura anlatan bir dedektif. Bu arada olanları bir anlatıcının gözünden bir de Cross'un olduğu sahnelerde Cross'un ağzından dinliyoruz.
*
Kitapta punto küçüktü ve sayfalar da oldukça inceydi. Okurken görmekte zorlanabilirsiniz :(


Kitabın yarısından fazlasında katillerin kimlikleri çok iyi korunmuştu, sonrasında katilleri yazar zaten bizlere tanıttı. Ancak Akıl Ustası'nın tahminini okura bırakmıştı, ancak bariz ipuçları vardı, onu da ilk ipucunda tanıdım ve sonunda da pek şaşırmadım :) Esas katillerin de katilini okuduğumda bir 'Oha!' çektim.
*
Fazla kanlı ve vampirli bir hikayeydi, oldukça fantastik ve gotikti. Yani tam benlikti ^^ Güncel ve gerçek vampirlere inanmayanlar bir de bu kitaba baksınlar :))


Kitapta sürekli yazarın eski kitaplarına göndermeler vardı, bir nevi kendi reklamını da yapmıştı, rahatsız edici boyutlarda değildi. Amerika'nın dört bir yanını dolaştık gerçekten Cross ile. Küçük bir Amerika tanıtımı da yapmayı unutmamıştı, sanki ihtiyacı varmış gibi :) Savannah, Los Angeles, New Orleans, Las Vegas gibi büyük eyaletlerde gezdik.


Kitap inanılmaz akıcı, hızlı okuyorsanız ve de vaktiniz de varsa bir günde bile bitirebilirsiniz, akıcı kitaplardan hoşlananlara duyurulur!
*
Kitapta klasik vampir tanımları vardı, sevmedim. Uzun sarı örgülü saçlar, meçli siyah saçlar, dövmeler, gotik giyim, gece avlanmalar, soğuk keskin bakışlar vs. Daha yaratıcı olunabilirdi?
*
Karakterlere gelecek olursak; beş altı ana karakter ile bir sürü yan karakter vardı kitapta. Özellikle ana karakterlerde Peter Westin, Cross, Kyle Craig ve Jamilla Hughes gibileri oldukça cool olarak seçilmişti, aslında kurbanları da hesaplarsak kitapta kusurlu tek bir insan bulamazsınız, hepsi tanrıça gibiler. Bu da kitabı gerçekçilikten biraz uzaklaştırmış.


Kitapla ilgili belki de en çok eleştireceğim şey, kitap ismi. İngilizceden direkt ve net çeviri yapılmış olmasına rağmen kitapta Menekşelerle ilgili hiçbir şey yoktu, ya da bu ismi doğrudan veya dolaylı olarak çağrıştıran bir şey bile yoktu, ya da ben göremedim. Ama kitap ismini çok alakasız buldum.
*
Konunun karmaşıklaştırılmasını ve cinayetlerin olabildiğince fazla tutulmasını sevdim. Ancak tüm cinayetlerin belirli usullerle işlenerek aynı katili ele vermesini ve cinayetlerin seri halde tutulmasını sevmedim bana kolaycılık gibi geldi biraz. Cinayetler farklı katillere ait olabilirdi ve bu durum Cross'un işini daha zorlaştırırdı.


Cross'un ailesiyle, arkadaşlarıyla ve meslektaşlarıyla geçirdiği zamanlar, anlatımları ve kısa kesilmeleri kitabı polisiyenin dışına çıkarmamıştı. Bu güzel olmuş, ama kitapta erotizm ve flört meseleleri fena halde fazla tutulmuştu, kabak tadı verdi yani.


Kısacası, güzel ve doyurucu bir polisiye roman arayışındaysanız, Amerika'yı kısaca turlamak istiyorsanız, uzun kitaplardan hoşlanıyorsanız, Alex Cross ile tanışmak istiyorsanız, Akıl Ustası'nı ve vampirleri merak ediyorsanız, bol tasvirli kitaplardan hoşlanıyorsanız, iki üç günde bitirilebilecek polisiye dedektif kitaplarından hoşlanıyorsanız bu kitaba mutlaka bir bakın derim ben. Ancak tamamı polisiye kitaplardan hoşlanmıyorsanız, dedektif kitaplarını sevmiyorsanız, kısa kitaplardan ve büyük puntolu kitaplardan hoşlanıyorsanız bu kitaptan uzak durun derim ben!
*
Daha güzel kitap eleştirilerinde de görüşelim !

Kitaba puanım: 4

Takipte Kalın




hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 



Hasibe ♥️



















You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM