✿ Kitap Elestirisi : İz Odası : Tevfik Uyar ✿

10.4.15

Herkese hayırlı Cumalar ^.^

Haftanın son ve en sevdiğim ikinci gününden - birincisi Cumartesi - herkese selamlar... Umarım keyifler yerindedir, haftanın son iş günü olması dolayısıyla benim keyfim epey yerinde.... Hatta çoktan dinlenme faslına geçenlerdenim, akşam yemeği fikirleriyle boğuşuyorum :) Bugün sizlerle okuduğum son kitabın eleştirilerini paylaşmak üzere blogumdayım, hadi o zaman başlayalım :)
*
Kitabımız Bizim Kitaplar'dan çıkma ve yaklaşık olarak 150 sayfa...


Bu kitap benim kütüphane ganimetleri vol.5' den aldığım ikinci kitabım... Bu kez geçen eleştiri yazımda paylaştığım üzere aldığım beş kitaptan ikincisi ve en kısa olanlarından... Bu aralar kafam epey dolu olduğundan kısa kitapları bir an önce okuyup kenara koymak amacındayım... 
*
Kitabı arka kapak yazısına bakarak meraktan aldığımı itiraf etmek zorundayım. Kütüphane rafında görünce önce ön kapağı sonra arka kapağı eh bir de ince hali beni benden aldı, kendimde okuma isteği duydum ve okudum :)
*

Kitabın ön kapağı yukarıda da görebileceğiniz üzere epey dikkat çekici. Kitabı okuyup bitirince aslında konuyla çok da fazla bir alaka göremediğimi söylemem lazım. Sadece ilgi çekici bir yanı var ama konuyla bence kesinlikle alakası yok :( Arka kapak yazısı da epey kapalı olsa da ilgi çekiciydi. Arka kapakta aynı zamanda ilk kez duyduğum ve adını gördüğüm bir yazar olan Tevfik Uyar hakkında da bilgi sunulması hoşuma gitti.
*

Kitabın ismi elbette ki ilgi çekici bu açıdan kitabın ismiyle ön kapak yazısının alakasını görebiliyorum, ancak yukarıda da söylediğim gibi konuyla çok alakalı değil. 
*
Kitabın konusundan bahsedecek olursak; aslında çok fazla spoi vermek istemiyorum ama aynı zamanda arka kapak kadar kapalı olmak da istemiyorum, o zaman kısaca şöyle aktarayım: Mert ve Emel üç yıl önce ayrılmış ancak birbirini hala seven iki sevgilidir. Üç yıl sonra Mert'in yakınlarına bir yıldırım düşer ve Mert bu olaydan çok etkilenerek Emel'i yeniden buluşmak üzere arar. Ancak buluşma bir türlü gerçekleşemez, çünkü buluşma yerinde birbirlerini göremezler, aynı yerde olmalarına rağmen karşılaşamazlar. Ancak telefon yoluyla iletişim kurabilen bu çift sandıklarından daha büyük bir sorunsalla karşılaşırlar ve hayatları kontrolden çıkar.
*

Konuyu ancak bu şekilde aktarabildim, hatta biraz kaçırdım bile denebilir. Artık idare ediverin sevgili okur ^.^ Kitabın konusu arka kapakta da burada da ilgi çekici, bu açıdan oldukça sıradışı bir konusu var bu kitabın.
*
Tevfik Uyar hakkında bilgi sahibi olmak için hem arka kapak hem de kitabın ilk sayfası oldukça yardımcı oluyor sizlere. Daha sonrasında da İlksöz bana göre çok başarılı ve yerinde. İlksöz'de yazdığına göre Tevfik Uyar hikayelerinden biri bu ve biraz daha genişletilmişi hatta. Okuyanların ısrarı üzerine roman haline getirilmiş bir hikaye aslında özünde. Ancak bence tam olarak hikaye de değil, roman da daha çok hikayemsi roman. Çünkü ne hikaye kadar kısa ne de roman kadar ayrıntılı ve uzun. Arada kalmış malesef.
*
Romanın - daha doğrusu hikayemsi romanın - türü bilim ve metafiziğin aynı potada eritildiği bilim kurgu. Paralel evrenler hakkında az çok herkesin bilgisi vardır, daha ziyade bir paralel evren kitabı bu.
*

Kitabın konusunun ilgi çekici ve sıra dışı olduğu doğru ancak bana göre Uyar bu konuyu heba etmiş. Çünkü çok daha uzun ve ayrıntılı yazılabilecek bir konuyu oldukça kısa kesmiş ve bu da yarıda kesilmiş bir film izlenimi uyandırıyor. Her şey öyle üstünkörü geçilmiş ki, bu konu ayrıntılandırılabilir, farklı karakterlerle olay bambaşka boyutlar kazanabilirdi. 
*
Kitapta punto ortalama büyüklükte. Punto her kesime hitap ediyor ama malesef konu için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Herkesin ilgisini çekmeyebilir konu...
*
Kitaptaki karakter azlığı da göze çarpmayacak değil hani. Hep topu beş altı kişiyle yüz elli sayfayı geçiriyor hatta sadece iki kişiyle....Bu da yer yer sıkıyor.
*
Kitabı okumaya başlarken, nedense konunun içine girmekte epey sıkıntı çektim. Bu durumun kitaptan mı yoksa benden mi kaynaklandığını ise bir türlü anlayamadım.


Kitap adı duyulmamış bir yazarın kitabı olunca aslında tereddütle yaklaşmamak elde değil. Ben de birtakım tereddütler düşünsem de kitabın yukarıda da saydığım özellikleri beni cezbetti.
*
Kitap yüz elli sayfa olunca okumak için fazla zamana da ihtiyacınız olmuyor. Kısa zamanda okunabilecek kimi yerde akıcılığı durağanlığa uğrasa da çoğunlukla akıcı bir kitap bu.
*
Kitaptaki aşk hikayesinden etkilenmemek mümkün değil ancak kitabın tümüyle çelişen bir sonu var kitabın. Hiç beğenmedim ve oldukça bencil buldum. Zaten Mert'e başından beri hiç ısınamamıştım.
*

Kitapta genel olarak psikoloji ve psikolojik çözümlemeler yer alıyor. Özellikle Mert karakterinde karakter tahlilini çok başarılı buldum. Bazı yerlerde de karakter çözülmeleri, psikolojileri çok hızlı ve üstünkörü geçilmişti, mesela yine Ragıp ve Ayşegül'ü yeterince tanıyamadım, bir iki sahneleri var zaten hepi topu ama kitapta epey önemli karakterler. 
*
Kitap tasvir ve benzetmelerden arı bir dile sahip. Yani bir iki yerde gözüme çarptı tasvirler ancak koca kitapta bu kadar az tasvir düz cümleleri ve bu da sıkıcılığı beraberinde getiriyor.
*
Kitabın isminin nerden geldiği sorusunun cevabıysa kitabın sonlarında meydana çıkıyor. 
*

Kitapta en çok sevdiğim şey bilimsel öğelerin konuşma diline indirgenmiş halde kolay anlaşılır bir şekilde sunulmasıydı. Okuduğum ilk paralel evren kitabı olmasına rağmen sıkılmadım, gereksiz bilimsel öğelerle zaman geçirmedim. Bu açıdan zamanımızı çarçur etmediği için yazarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Yani ben işime yaramayacak bir sürü ve de ilgilenmediğim bilgiyi okuyarak sıkılmak istemezdim.
*
Kitap bölümler halinde yazılmış, bölümlerin sayfa sayıları da öyle çok değil. Bu açıdan istenildiğinde istenilen kadar bölüm okumak gayet mümkün.
*

Kısaca; kısa hikayemsi romanlardan hoşlananlara, Tevfik Uyar'ın kalemini merak edenlere, paralel evren ve bilim kurgu kitapları severlere, bu türlerden hoşlananlara, Mert ve Emel'in başından geçenleri benim yorumum dahilinde merak edenlere, kısa ve yormayan kitapları severlere, metafiziksel öğelere meraklı olanlara, yeni yazar arayışında olanlara tavsiye edebilirim. Ancak bu kadar harika romanlar varken bu kadar sığ bir kitapla vaktimi harcayamam diyenlere, kısa hikayemsi romanlardan hoşlanmayanlara, yeni bir yazar arayışında olmayanlara, metafizik ve bilim kurgu hiç ilgimi çekmiyor diyenlere bu kitaptan uzak durmalarını tavsiye ederim.

Kitaba puanım: 2


Sevgilerim sizinle...

Kitapsız günümüz olmasın :)

Takipte Kalın 

^.^




hasibecengizkarakuzu@gmail.com

Herkese sevgiler, 

HC.

















You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM