✿ Kitap Elestirisi :Kocama Tuzak Kurdum : Şule Şahin ✿

26.2.15

Herkese selam ^.^

Muhteşem başlayan fakat benim için aynı muhteşemlikte bitmeyen bir Perşembe'den merhabalar... Umarım keyifler yerindedir, benimki ortada gibi. Bugün kütüphaneden yepyeni ciciler ödünç aldım, birazdan İnstagram'da paylaşacağım, şimdiden haber vermesi benden ^.^  O nedenle keyfim biraz yerinde olsa da okul çıkışında yaşadığım bir talihsizlik yüzünden de yerinde değil, falan filan. Neyse modunuzu daha fazla düşürmeyeyim ben o zaman :)
*
Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz üzere sizlerle okuduğum son kitabın eleştirilerini paylaşacağım... Hadi o zaman başlayalım:)
*
Kitabımız Barış Platin Yayınları'ndan çıkma ve yaklaşık olarak 285 sayfa...

Kitabımızı kütüphanede görünce merak edip akıcı olduğunu düşündüğümden edindim, çünkü diğer aldığım kitaplar biraz ağırdı, en azından bir kitap kolay okunabilirlerden olsun istediğim için aldım da diyebilirim... Normalde okuyacağım tarzda olmamasına rağmen alış amacım budur :)
*
Kitabın yazarını daha önceden tanımıyordum, ilk kez kitabını okuduğum bir yazar oldu Şule Şahin... O yüzden kısacık tutulan ve bana göre yeterli olan biyografisine sıkı sıkıya bir göz attım...
*

Kitabın ön ve arka kapaklarını ne yazık ki beğenmedim. Ön kapak ilk bakışta güzel gözükse de kitabı okudukça vasat kıldığını anlayabiliyorsunuz... Daha farklı tasarlanabilrdi ama tabi ki zevk meselesi :( Arka kapakta ise yer yer çoğunlukla kitaptan alınan cümlelere rastlıyoruz. Arka kapak bence fazla iddialı ve yazarın özgüvensizliğini ele verir nitelikte :( Ayrıca konuya dair çok fazla ipucu veriyor hatta kitabın sonunu bile özetliyor sizlere... Merak ettirici bir yanı olduğunu kabul ediyorum ama konu belli olduğundan karakterin yapabileceklerini tahmin etmek kalıyor sizlere... Sevmiyorum böyle kitap isimlerini ve konularını... İlk bakışta ne olduğunu hemen anlıyor ve daha raftayken notunu veriyorsunuz... 
*

Kitabın konusuna gelecek olursak; elbette adından da belli olduğu üzere aldatılan ve evliliğinde mutsuz olan Fitness hocası Bahar Aktan'ın evliliğini bitirme ve kocasını yakalama maceralarını anlatıyor da diyebiliriz... Bu bir aldatılma ve intikam hikayesi yani... Hani şu günlük hayatta yolda yürürken bile rastlayabileceğimiz türden olanlardan... Bana göre konu da vasat seçilmiş. Ama sizlere şu kadarını söyleyebilirim ki, konunun işlenişi güzel olmuş, okuduğunuzda anlıyorsunuz...
*
Kitabın konusunu ve adını madem beğenmedin, ne diye aldın da diyebilirsiniz tabi haklı olarak... Yukarıda anlattığımdan başka bir sebebi yoktur, aslında neyle karşı karşıya olduğumu da biliyordum, bu nedenle şikayet etmeye hakkım yok ama ben de zaten şikayet etmiyorum sadece eleştiriyorum...
*

Kitapta bahsedildiği kadar fazla polisiye yoktu, daha ziyade psikolojik gerilimdi. Ayrıca Ahmet komiseri de hiç beğenmedim, tavırları vs. hiç hoş değildi.
*
Bahar karakterini ve Nilüfer karakterini çok beğendim. Özellikle Bahar'ın psikolojisi çok güzel aktarılmıştı. Buna yazarımızın psikoloji okumuş olması da iyi bir basamak oluşturmuş.
*
Kitap bölümler halinde yazılmış, zaten kitabın en başında belli olan sona doğru 17 bölüm okuduk. Her bölüm birbirinden güzel yazılmıştı, bazı bölümlerde aksiyon fazlaydı, bazılarında ise psikolojik çözümlemeler ve düşünceler... Bu oranı doğru saptamıştı yazarımız, tebrik ederim...
*

Kitabın dili günlük konuşma diliydi, gereksiz psikoloji kavramlarıyla boğmamıştı bizi yazar. Ama Bahar 'ın evdeki yardımcısının konuşmalarından hoşlanmadım. Nedense hizmetçi kavramı hep bir dile, şiveye ya da aksana yakıştırılıyor ülkemizde. Herkesin bir tipi var. Hizmetçi gibi giyinirsen, doktor bile olsan hizmetçi gözüyle bakıyorlar mesela. Yazarımız da bu saçmalığa uymuş, konuşmalarıyla cehalet kokan basit bir hizmetçi oluşturmuş gözünde, bunu da cümlelerine yansıtmış. Hiç başarılı bulmadım,en azından yaratıcı değildi.
*

Kitap hiç yaratıcı değildi, ne adı, ne konusu ne de işlenişi ve sonu itibariyle... Koca bilindik aldatan, ilgisiz öküzün teki, kadın da modern, akıllı olan ama aptal gözüken, ailesine ve eşine bağlı bir anne, herşeyi bilen ve kabullenen bir evlat... Her şeyi en başından bilip, okumak hiç de güzel olmuyormuş. Sadece nasıl olacağı konusu merak ettiriciydi yukarıda da söylediğim gibi :(
*
Kitabın işlenişi güzeldi ama bazı yerlerde sıkıcılığa doğru kaymıştı. Çok akıcı olması bile bu durumu değiştirememişti bazı noktalarda.
*

Kitabı bir iki günde bitirdim, bu açıdan çabuk okunur bir kitaptı. Şule Hanım'ın da ikinci kitabıymış. Ama ben Kadın Polisiyeleri kavramına katılmıyorum çünkü polisiye dozu çok az olan bir kitaptı bu açıdan birinci kitabı da okumayı düşünmüyorum.
*
Kitabın giriş kısmı olan ilk iki bölüm gereksiz yere oldukça fazla uzatılmıştı. Duygular, durumlar vs. dönüp dolaşıp kelime tekrarıyla sıkıcı bir hale getirilmişti. Aslında bu durum yani aynı duygusal durumlar kitap içerisinde dönüp dolaşıp aynı şekilde farklı kelimelerle tekrarlanıp durmuştu. Fazlasıyla sıkıcıydı.
*

Kitap içerisinde gayet güzel psikolojik tasvirler yer alıyordu. Örneğin; sayfa 41'deki ilk paragraf. Ortam tasviri ve karakter tasviriyse inanılmaz azdı. 
*
Kitabın puntosu biraz küçüktü. Okurken zorlayabilir bazılarını bu durum. Biraz daha büyük olabilirdi. 
*
Giriş kısmındaki el yazısıyla yazılan kısmı ise sevdim...
*


Kısacası, psikojik gerilim severlere, Şule Şahin hayranlarına, ilk kitabı okuyup ikincisini merak edenlere, az sayfalı akıcı kitaplar okumayı sevenlere, çik-lit okumayı sevenlere, intikam maceralarından hoşlananlara, yeni Türk yazarları okumayı sevenlere, heyecanlı feminist kitapları okumayı sevenlere tavsiye edebileceğim bir kitap bu. Ama konusu baştan belli kitaplar okumayı sevmeyenlere, okunacak onca kitap varken bu tarz kitaplar okumayı sevmeyenlere, çik-lit okumayı sevmeyenlere, 'başkalarının hayatları beni pek ilgilendirmez' diyenlere bu kitaptan uzak durun derim !!!

Kitaba puanım: 2

*
Daha güzel kitap eleştirilerinde görüşmek dileğiyle...

Takipte Kalın




hasibecengizkarakuzu@gmail.com

Herkese sevgiler, 

HC.



















You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM