✿ Kitap Eleştirisi: Sus : Sara Becker ✿

7.12.13

Herkese ama herkese merhaba... Yeni bir yazıyla daha karşınızdayım arkadaşlar...Uzun zamandır yani ayın üçünden beridir yazı yazamadım ama bu süreçte epey bir değişiklik yaşadım:)) Hemen sizlerle paylaşayım, öncelikle bu kısa ve dar zamanda bana zorluk çıkaran uzun saçlarımdan kurtuldum:)) Kısacık kestirdim ve fazlalıklardan kurtuldum, şimdi çok daha rahatım...Her zaman söylemişimdir bana kısa saç daha çok yakışıyor diye. Gerçekten de böyle ama ben her zaman rahatlığı tercih eden bir insan olduğumdan sanırım kısa saçı her zaman kendime daha çok yakıştırmışımdır, hem pratik hem şık. Henüz bir kameram yok ama bu kısa saçlarımla bir video çekmek istiyorum:))

İkinci değişiklikse blogumda:)) Kışla birlikte topyekun bir yenilenme sürecine giriştik):) Blogumun başlık kısmını ve arka plan kısmını görenler bilir ikide bir değiştiriyordum. Çünkü henüz içime sinen bir şey yapamamıştım. Aslında çok kararsız bir insanımdır ama her neyse. Nihayet son şekliyle karşınızda efendim...Bundan böyle değiştirmeyi düşünmüyorum. Umarım göze hitap ediyordur :))

Yenilikler bu şekilde. Onun dışında sizlerle bugün çok kısacık bir kitabın eleştirilerini paylaşacağım efendim:) Bu kitabı okumak aslında aklımda yoktu çünkü kitap bana ait değil:) Kitap kız kardeşimindi ve ben de Bursa'ya gidince ödünç almış oldum:)) O da şu aralar iki kitap okuyormuş, işine geldi yani:)) O bakımdan sürpriz yumurtadan çıkar gibi çıktı karşıma...Ben de elimdeki kitaplara daha başlamamıştım, aradan onu da çıkardım:)

Dilerseniz hemen başlayalım:)

*
Kitabımız, Kalipso Yayınları'ndan çıkma yaklaşık 190 sayfalık kısa öykümsü romanlardan...Kapak tasarımı sizlere benim gibi her ne kadar kan revan içinde  bir anlatım vaad etse de aslında öyle olmadığını okuduğumuzda anlayabiliyoruz:)) Kitabın kapak tasarımını beğenmedim...Yani kitabın içindeki kanlı öyküyü betimler bir hali var, ilk başta benim gibi azıcık korku filmi izleyemeyenleri ve okuyamayanları daha da korkutma ve romandan kaçırma ihtimali olan bir kapak olmuş...
*
Kitabın arka kapağına bakacak olursanız işte en büyük eleştirim de burda:( Resmen romanı arka tarafta özetlemişler...Eee o zaman bizim romanı okumamıza ne gerek var? Bazı editörler ve yayınevleri ya da yazarlar bence arka kapağın mantığını tam kavrayamamışlar. Neden derseniz, en acemi okuyucu bile bunu söyleyebilir sizlere...Arka kapak kitabın içeriğindekileri anlatmak ya da özetlemek için yazılmaz, okuyucuyu meraklandırmak amacıyla belki bir iki ipucu vererek kitabın konusunu tanıtır...Bu konuda bu kapak bende sınıfta kaldı :(
*

Konusundan kısaca bahsedecek olursak; akıl hastanesinde hemşire ya da bakıcı olarak çalışan Jessica'nın değişik tavırlarıyla birlikte ortadan kaybolmasıyla başlayan hikayede nişanlısı Jerry onu bulabilmek için her türlü yola başvurur. Akıl hastanesinde zamanı geriye alma deneyleriyle aklını kaçırmış John Gloag bu işin başlıca şüphelisidir. Jerry John'un evine gittiğinde ise düğümler çözülmeye başlar..
*
Konu itibariyle dikkatimi çektiğinden okumak istedim. İyi ki de okumuşum. Gerçi yukarıda da söylediğim gibi korku romanlarını da filmlerini de hiç sevmem ama ön yargılı davranmayıp özellikle de gündüzleri okuduğunuzda bir de iyice korkuyorsanız yanınında biri varken okuduğunuzda güzel bir roman okumuş oluyorsunuz benden tavsiyedir efendim:))
*
Öykümsü romanımızda, Londra'nın güzel betimlemeleri yer alıyor, sadece diyalogları biraz az buldum:) Onun dışında çevirmeni -Mete Başgil- tebrik ederim:))
*

*
Bununla birlikte her korkr filminde yahut romanında olan klişeler de fazlasıyla sıktı beni. 
( DİKKAT! SPOİLER)
Örneğin; kitabın başlarında Jessica tek başına bir otobüstedir ve evine gdebileceği en ıssız yerden gider?
Jessica Gloag'dan daha önceleri yaka silkmesine rağmen Jerry'nin de bundan haberi olmasına rağmen gecenin geç bir saatinde yalnız yaşadığı evine gider?
Jessica o gece nişanlısı Jerry ile kalamaz çünkü Jerry nöbetçidir. Ancak kız kardeşinde kalması pekala mümkünken yalnız kalmayı tercih eder?
Londra o yıllarda sürekli sislidir. Daha doğrusu kitabın sonuna kadar o sis kalkmaz?
Londra'da kitabın içerdiği süre boyunca felaketler sisler yaşanır ama bir tane gün bile güneşli geçmez?
Jerry ölebileceğini bile bile mezarlığa gider ama nişanlısını kurtarırken cesedinden korkar? vs.
*
Boş vakti olanların benim gibi bir günde bitirebilecekleri güzel bir kitap. Benim gibi korku filmi izleyemeyenlere de illa korku seviyorlar ama izleyemiyorlarsa tavsiyedir efendim:) Keyifli okumalar...

Kitaba puanım: 4


Takipte Kalın




hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

Hasibe ♥️












You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM