✿ Kitap Eleştirisi: Toprak Ana : Cengiz Aytmatov ✿

24.7.16

Merhaba...

Yeni bir günden herkese kocaman selamlar... Bu güzel günde sizlerle yeni bir yazı, bir kitap eleştirisi daha paylaşmak için bloguma geldim. Hadi hemen başlayalım...

Benim kendi kütüphaneme ait bir kitabı daha okuyup bitirdim çok şükür, ancak doğrusunu söylemek gerekirse fazlasıyla geç kalmış bir yazı ve okuma oldu, çünkü birazcık tembellik yapıp okumaya bir süre ara vermek zorunda kaldım. Bu ay fazlasıyla dolu bir ay oldu, bayramdı seyrandı derken gez dolaş, eh bir de üstüne düğün vardı il dışına gitmek zorunda kaldık derken gerçekten okumak zorlaştı benim için. Ancak döndüğümde nihayet bir kitabı daha bitirdim ve işte şimdi de sizlerle paylaşıyorum.

Kitabımız, Ötüken Yayınları'ndan çıkma ve yaklaşık olarak 138 sayfa...


Kitabımız benim Hisarcık Kitap Şenliği'nden satın aldığım bir kitaptı. Ancak sonradan öğrendiğime göre bir set kitabını satın almışım :( Biraz üzücü olsa da artık olan oldu diyerekten ben okumama devam ettim.
*
Kitabımız Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'a ait bir kitap. Kendisinin kaleminden ilk kez okuyor olsam da ismini okul yıllarında çokça duymuştum. Kendisiyle böylece tanışmış olduk.
*
Kitabın ön ve arka kapakları bir set kitabı olduğundan dolayı sete uyumlu olarak tasarlanmış. Arka kapakta yazarımızın küçük bir resmi ile kitaba dair beş paragraflık muhteşem bir tanıtım metni yer alıyor. Bu metne bayıldığımı söylemem lazım.


Biçimsel özelliklere gelecek olursak; kitap isminin ve editör bilgilerinin yer aldığı iki sayfadan sonra bölümler halinde yazılmış kitabımıza ilk bölümle giriş yapılıyor. Bir beşlikle atıf yapılarak numaralandırılmış ilk bölüme başlanıyor. Kitap on sekizinci bölümle sona eriyor.
*
Kitabımızın arka kapakta yazan konusuna gelecek olursak; II. Dünya Savaşı yıllarında yaşamış, savaşta üç oğluyla eşini kaybetmiş bir ananın, zor zamanlarını, köyde erkekler gittikten sonra yaşadıklarını, bu süreçte gelini Alimanla birlikte yaşadıklarını çok sevdiği topraklarıyla toprak anayla dertleşmesini okuyoruz bu kitapta. Kırgız köylüsünün cephedeki askere karşı fedakarlıklarını, savaşın en derin yaralarını ve bir ananın çektiği çilelerin en yücelerini okuyoruz, izliyoruz hatta bizzat yaşıyoruz da diyebiliriz...
*
Kısacık bir kitap olmasına rağmen beni derinden etkileyen birçok olaya sahne olduğundan ve bunları inanılmaz akıcı, yumuşak ve alabildiğine günlük bir dille aktarıp, insanların yüreklerini ortaya koyduğundan dolayı benim baş yapıtlarım listesine girmeyi başardı. Gerçekten savaşın insancıl yönünün baskın bir biçimde anlatıldığı ve pek çok yönden de bunu bir ananın gözünden anlatan ender kitaplardan olduğunu düşünüyorum.


Kitabın adının bende düşündürdüğü pek çok mana var aslında: Kitabımız özünde bir anayı ve yaşadıklarını kendi ağzından anlattığından ben Tolgonay'ı da bir toprak ana olarak görüyorum doğrusu. Tüm ömrü tarımla geçen Kırgız köylüsünün analarına en yakışır isimlerden biri. Bunun dışında da toprak, özellikle o yörede o dönemde yaşayanlar için gerçekten sürüsüne bereket ürünler veren bir ana niteliğinde olduğundan ve olayın özünde anlatılan karakterler de toprakla bu kadar içli dışlı olduğundan kitabın adının toprak ana olması düşünülmüş olabilir.
*
Kitapta bozkıra, çiftçiye, tarıma ve Kırgız köylüsüne büyük övgüler yer alıyor ve köy hayatı yüceleştiriliyor. Haricinde elbette ucu bucağı görünmez tarlalara, güneşin ve yağmurun doldurduğu tabiata dair muhteşem tasvirler yer alıyor kitapta, bu tasvirleri okurken hiç sıkılmıyorsunuz çünkü o kadar dozunda yapılmış ki her şey, sıkılmaya vaktiniz olmadan bu tasvirler tam yerinde sona erdiriliyor.


Kitabımızın dili günlük bir dil, sadece puntosu biraz küçük bana göre. Onun haricinde bir günde bile bitirebileceğimiz kısalıkta bir roman. Buradan kısacık roman arayışında olanlara da tavsiye etmiş olayım.


Savaş hayatımızda son zamanlarda demeyeyim de en başından beri sanki ne çok yer etmiş değil mi? Kaç kitabın konusu savaş, kaçı özellikle ikinci dünya savaşını anlatıyor ben artık sayamıyorum. Bu kitaplar özellikle de insanın içine, yüreğine dokunuyor. Bunların en başında Toprak Ana gelmiyor belki ama o da bu kitaplar içerisinde yerini aldı. Özellikle savaşlar anaların veya çocukların gözlerinden anlatıldığında dayanılmaz oluyor doğrusu. Ben de özellikle son zamanlarda savaşla ilgili çok fazla kitap okuduğumu düşünüyorum. Buna bir ara vermek niyetindeyim, zaten son zamanlarda ülkemizde hiç de iç açıcı şeyler olmuyor, kitaplarla bari olsun biraz kafa dağıtma niyetindeyim.
*
Kitabı her açıdan çok sevdim ve okurken pek çok yerde hüzünlendim. Sadece kitapla ilgili söyleyebileceğim tek şey çok kısa olmuş olması. Bu güzel kitabın ve konusunun biraz daha fazla detaylı işlenerek kitabın uzatılmasını isterdim, ancak bu hali de çok güzel.
*
Kitapta tarım ön planda işlenen öğelerden biri olduğundan bu güzel geçim kaynağına dair de pek çok şey öğrendim. Hatta bunlara birkaç Kırgızca kelime de dahil.


Bu güzel kitaba daha doğrusu esere dair benim söyleyebileceklerim bu şekildeydi. Umarım severek okudunuz. Yeni kitaplarda ve eleştirilerinde de görüşmek dileğiyle! Blogumu GFC'den ( Google Friend Connect'den) - blogumun en altında yer alıyor- takip etmeyi ve Instagram dahil tüm sosyal medya hesaplarımı takip etmeyi unutmayın ^^


Yeni yazılarda görüşürüz :))

Sevgiler...

Takipte Kalın







hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

H. ♥️





















You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))