✿ Kitap Eleştirisi: Kanlı Kumpas - Steve Hamılton ✿

16.3.17

Merhaba!

Yeni bir yazıdan daha selamlar...Umarım iyisinizdir, bugün biraz güne renk katmak ve yeni bir kitapla daha sizleri tanıştırmak üzere blogumdayım :) Hadi o zaman hemen başlayalım!

Bugünkü blog misafirimiz bir kitap eleştirisi olacak, Steve Hamilton'dan Kanlı Kumpas kitabını detaylı bir şekilde yorumlayacağız, e o zaman hemen başlayalım :)

Kitabımız, Ephesus Yayınları'ndan çıkma ve yaklaşık olarak 303 sayfa...


Uzunca bir süredir kütüphaneden aldığım kitapları bitirmek istiyordum, nihayet bitirdim iade ettim ve de yerine bir sürü yeni güzellik aldım. Bu kitap da kütüphaneden aldıklarımdan ilki, okuyup bitirdim ve hemencecik sizlerle paylaşıp yeni bir kitaba başlamak istedim :) Bu arada Instagram'da da paylaştığım üzere bu sefer kütüphaneden aldığım kitap sayısında rekora gittim aslında daha alacaktım ancak diğer okurlara da birkaç kitap bırakmak istedim :)



İlk kitap olarak bu kitabı seçmemin sebebi tamamen arka kapak yazısı ile kitabın türü oldu. Kitabın ön kapağını kitapla biraz alakasız buldum ancak o görselde alakalı nesneler de mevcut elbette. Arka kapağı daha çok beğendiğimi söylemem lazım.


Kitapla ilgili en çok takıldığım noktalardan biri de kitabın orijinal ismi ile çevirisinin alakasızlığı oldu. Kitabın orijinal ismi; A Cold Day in Paradise. Ancak Türkçeye Kanlı Kumpas olarak çevrilmiş. Kitabın genelinde bir kumpas olsa da yine de orijinal isminin direkt olarak çevrilmesini tercih ederdim: Paradise'da Soğuk Bir Gün şeklinde. Genelde kanlı polisiyeleri çok sevmediğim gibi kanlı isimleri de çok sevmiyorum.


Kitabın biçimsel özellikleri ise şöyle: İlk sayfada kitap ismi, ikinci sayfada kitapla ilgili editör-yayın bilgileri, üçüncü sayfada kitap-yazar-çevirmen-yayınevi isimleri, atıf ve teşekkürler yazısıyla kitaba giriş yapıyoruz. Kitap bölümler halinde yazılmış ve toplamda yirmi iki bölümden oluşuyor. Kitabın sonunda Yazar Hakkında isimli minicik bir paragraf ve yazarımızın bir resmi aynı sayfada yer alıyor. Kitabın devamında beş farklı kitabın tanıtımları yer alıyor. Ve kitabımız sona eriyor.


Kitabın konusuna geçelim: Alex McKnight Detroit şehrinde polislik yaptığı sekiz yıllık süreçte pek çok olayla karşılaşmıştır. Ancak bir hastanede hastaları rahatsız ettiği söylenen bir kişiyi araştırmak üzere arkadaşıyla bir araştırmaya giriştiğinde bu deli tarafından arkadaşının öldürüleceğini ve kendisinin de üç kurşun yarasıyla bu işten kurtulacağını ancak bir kurşunla ömür boyu yaşamak zorunda kalacağını bilmemektedir. Aradan geçen uzun yıllar boyunca Alex polislikten engelli emekliliği alarak ayrılmış ve özel dedektiflik lisansı almıştır. Bu dönemde sakin geçen günlerden sonra hapiste olan ve arkadaşını öldüren Maximilian Rose adındaki bu deli yeniden karşısına çıkar. Geçmiş kabuslarını henüz atlatamayan Alex hem bu deliyle hem de yeniden işlenen cinayetlerle başa çıkmak zorunda kalacaktır... Ancak Rose'un hapiste müebbet ceza aldıktan sonra beş yıldır kimseyle görüşmemiş olduğu ve hapisten kaçmadığı anlaşıldığında geçmişteki sırları kimin bildiği ve yeni cinayetleri sahte Rose kimliğiyle işleyen katilin kimliğini bulmak zorundadır.


Konusu aslında herhangi bir polisiyeden çok da farklı değil, ancak çok uzun zamandır polisiye okumadığımdan şuan bunu umursamadım ve anladım ki ben polisiye gerilim okumayı epey özlemişim. Kitabı çok severek okudum, evet benim için unutulmaz bir polisiyeydi diyemem ama bana keyifli bir okuma süreci yaşattı ve polisiye kitap açlığımı doyurdu. Unutulmazdı diyemem, sonunu da çok büyük bir oranda doğru tahmin ettiğimden aşırı aşırı sevdim diyemesem de ortalamanın üzerindeydi bence.


Kitabımız, yazarın ilk kitabı olduğundan bu alanda en saygın ödüllerden kabul edilen Edgar ve Shamus En İyi İlk Roman ödülünü kazanmış. Gerçekten büyük bir başarı olduğunu düşünüyorum, tebrikler.
*
Kitabın işleniş tarzını ve sona doğru olan yeni bütünlemeyi ben çok çok olmasa da Agatha Christie'nin tarzına benzettim. Özellikle Edwin'in ölmediğini çok iyi biliyordum, olayların bu aile içerisinde çözüleceğini tam olarak bilemesem de sonunda bir aile içi olayı olduğunu öğrendiğimde ve katil uşak çıktığında - elbette katil uşak değil, ben sadece benzettim- iyice kanaat getirdim açıkçası. Yazarın yazım tarzında büyük bir Christie esintisi göze çarpıyor. Zaten alanı polisiye olanların örnek alıp esin kaynağı olabilecek iki büyük yazar mevcut: Biri Agatha Christie, diğeri ise Sir Arthur Conan Doyle. Ben polisiye yazarı olup bunlardan etkilenmeyen yazar tanımıyorum :)


Günlük konuşma dilinde yazılmış, ara ara Amerikan espirileriyle donatılmış keyifli bir kitap olmuş. Aşırı akıcı bir kitap, üç dört günde bitirmeniz çok olası. Elinizden bırakamıyorsunuz zaten, kitabın sonuna kadar kitap sizi bırakmıyor.
*
Kitapta çok fazla mekan, manzara, yer, yol yani kısaca her şeyin oranında tasviri mevcut. Yani kitapta kısa kısa kişilerden tutun da manzaraya, mekana kadar her şey tasvir ediliyor, ben bu tasvirleri hem çok başarılı hem de çok dozunda buldum. Ne çok fazla uzun sizi sıkıyor ne de kitaba ve olaylara Fransız kalmanıza neden olacak kadar az.


Kitabın puntosu orta büyüklükte, göz yormayan standart bir büyüklükte yani. Kitapta genel olarak uzun ve sıkıcı paragraflar yerine bolca diyalog mevcut. Özellikle gürültülü ortamlarda veya yolculukta okumalık yani, kafanızı yormuyor, meşgul etmiyor, aksine günlük sorunlardan uzaklaşmanızı sağlayarak kısa kısa molalar gibi oluyor.
*
Kitapta sevdiğim bir özellik de kitabı bizzat birinci karakterin ağzından okumaktır, bu kitapta da olayları ve yaşananları bizzat Alex McKnight'ın ağzından okuyoruz, daha keyiflisi olamaz !


Elbette ki öncelikli olarak polisiye severlerin sonrasında ise ne olsa okurumcuların çok çok severek okuyacakları ve bolca keyif alacakları bir kitap olmuş. Akıcı fazla kafa yormayan bir kitap arayışındaysanız mutlaka bakmanızı öneririm.


Benim kitaba dair, yorum, görüş ve önerilerim işte bu şekildeydi, umarım yazımı keyifle okudunuz! Yazımı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşmayı ve blogumu sağ üst köşeden takibe almayı unutmayın :) Eğer beni sosyal medyadan da takip ederseniz yeni yazılarımdan ilk haberdar olanlardan olabilirsiniz...


Takipte Kalın





hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

H. ♥️

You Might Also Like

0 yorum oku / yaz

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))

INSTAGRAM