Herkese merhaba :)
Yaklaşık beş altı günde bitirdiğim bu kitaptan bahsetmek istiyorum. En başta bana bu kitabı ve şimdi başlayacağım 'Bir Cadı Masalı'nı gönderdiği için www.kitapokumakistermisin.com a çok teşekkür ediyorum. Yazısını burada yazmıştım. Evet efendim, şimdi gelelim Madonna'mıza... İlk başlarda sayfa sayısıyla paralel olarak kitabın inceliğine bakıp kısacık sürecek diye düşünmüştüm. Ancak kısa sayfalara bir ömür sığdırmış Sabahattin Ali... Gerçekten büyük bir beğeniyle okudum kitabı ve yazıyorum şimdilerde...
*
Kitabın kapak tasarımında Sabahattin bey olduğunu düşündüğüm biri var ve Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan bu romanının dışındaki mavi renge bayıldım. Arka sayfa ise tamamen siyah ve romanının içeriğini yansıtan ufak bir bölüme sahip.
Yaklaşık beş altı günde bitirdiğim bu kitaptan bahsetmek istiyorum. En başta bana bu kitabı ve şimdi başlayacağım 'Bir Cadı Masalı'nı gönderdiği için www.kitapokumakistermisin.com a çok teşekkür ediyorum. Yazısını burada yazmıştım. Evet efendim, şimdi gelelim Madonna'mıza... İlk başlarda sayfa sayısıyla paralel olarak kitabın inceliğine bakıp kısacık sürecek diye düşünmüştüm. Ancak kısa sayfalara bir ömür sığdırmış Sabahattin Ali... Gerçekten büyük bir beğeniyle okudum kitabı ve yazıyorum şimdilerde...
*
Kitabın kapak tasarımında Sabahattin bey olduğunu düşündüğüm biri var ve Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan bu romanının dışındaki mavi renge bayıldım. Arka sayfa ise tamamen siyah ve romanının içeriğini yansıtan ufak bir bölüme sahip.
İçeriğe geçecek olursak, bir muhasebecinin hayatından tanıdığı en ilginç adamlardan biri saydığı Raif efendinin hayatını kaleme aldığı kara defteri bulması ve onun içeriğinden ibaret de diyebiliriz. Muhasebeci, Raif beyin yanında çalışmaya başladığı ana kadarki yaşamını ve onun ölümünü anlatırken bir yandan da bu kara defterde yazılanları bize aksettiriyor.
*
Kitabın içerisinde bir şey var, sizi kendine doğru çeken. Ben az sayfalı kitaplara genelde illet olurum, çabucak biter çünkü. Bu da aynı çıktı işte, keşke bitmeseydi dediğim az değildir.:)
*
Kitabın her sayfasında ayrı bir heyecan var, hatta bence bu kadar içine kapanık ve çekingen bir adamın hayatında bu kadar heyecan yaratabilmek ve bunu okuyucuya aktarabilmek de bir marifet.
*
Sabahattin bey, 1940'lı yıllarda göçmüş ancak romanları bugün bile okunabilecek kadar zamana dayanıklı ve içten. Ben Kürk Mantolu'yu çok sevdim...
*
Şaşılacak şeydir ki Raif Efendi diye yazdığı karakterde aslında tamamen beni yansıtmıştı...Bu yüzden sanki kendi hayatımı okudum da diyebilirim.
*
Daha önce de söyledim, bölümlü kitap seviyorum ama bunda olmaması da çok zorlamadı beni, çünkü cümleler, kelimeler ardı ardına kendiliğinden akıyorlar sanki.Romanı oldukça akıcı buldum.
Düğümlere Üfleyen Kadınlar'da da psikoloji anlatılıyor, olaylar akarken bir yandan da insan psikolojisine değiniliyordu. Bununla onun konusu çok farklı elbette ama aynı biçimde işlenen bir roman ne kadar da akıcı olabiliyormuş bunu gördüm...Üstelik içerisinde yabancı kelimeler -eski dilden-bulunduran bu roman sıkıcı olmalıyken akıcı oldu? Düğümlere Üfleyen'den sonra çok iyi geldin Madonna...
*
Kitabın içeriğini sakın ha arka kapaktaki yazıya göre biçimlendirmeyin kafanızda, oldukça ama oldukça farklı ve hazin bir hikaye yatıyor burada:)
*
Malesef negatif bir eleştiri: Sayfa sayısı çok az:) Yetmedi bana, yetemedi, sonunu da hiç sevmedim zaten. Neden hep mutlu bitmez ki?
*
Eski dildeki bazı sözcükler için yeni dildeki karşılıklarının dipnot olarak yazılmasını çok sevdim ve hep baktım:)
*
Kitabın önsözünü bir sürü kişi okumuyor olabilir ama ben asla atlamam. İçerisinde sırf teşekkür olsa bile okurum. Bunda da iyi ki okumuşum dedim. Çünkü Füsun Akatlı o kadar bilgilendirici bir yazı yazmış ki, önsöz gibi değil de kitabın bir parçası gibi okudum ben de...Bu yazının içeriğinde, Sabahattin Ali'nin gölgede kalmış bir yazar olduğundan, kitaplarının basımlarından, orijinal halin muhafaza edildiğinden, Sabahattin Ali'den bahsediliyor:)
*
Novella diye bir tür ortaya çıkaran Sabahattin Ali'yi tebrik ediyorum. Bu bile ne kadar yaratıcı bir adam olduğunu tasvire yeterdir bence.
*
Aşkın bu kadar güzel anlatılabildiği çok az roman vardır...
Kitaba puanım: 5
Takipte Kalın
hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler,
Hasibe ♥️

